Yaz ayları evlilik düğünlerinin en yoğun olarak yapıldığı zaman dilimidir. Geçenlerde bazı arkadaşlarla ayaküstü sohbet ederken, yanımıza biri bayan iki kişi geldi. Gelenler evlilik hazırlıkları yaptıklarını, ancak ileriye yönelik “Acaba evlendikten sonra mutlu olabilecekler mi?” şeklinde korkuları ve endişeleri olduğunu söyledi.
Yakın arkadaşlarından iki kişinin beş sene flört ettikleri halde, evliliklerinin bir yıl bile sürmediğini, bu olayın kendilerini çok etkilediğini belirten bu iki gence “Evlilikte nasıl mutlu olunacağını söyleyeyim mi?” diye sordum. Bana büyük bir heyecan ve merakla ‘Ne olur, lütfen’ diye cevap verdiler.
Gençlere “Tarık Bin Ziyad gibi davranın” dediğimde yüzüme boş gözlerle baktıklarını farkederek önce Tarık Bin Ziyad’ın kim olduğunu anlattım:
“Tarık Bin Ziyad, İspanyayı fetheden büyük bir komutan. Hani ‘...ALLAH’a yemin olsun ki, okyanusa ulaşıp atımı suya sürünceye kadar bu niyetimden (İla-ı Kelimetullah’tan) vazgeçmeyeceğim’ tarihi sözü söyleyen insan.

Belki yeni evlisiniz, belki de aynı yastıkta nice yıllar geçirdiniz. Zaman zaman eşinizle yaşadığınız tartışmaları, anlaşmazlıkları ve huzursuzluğu düşünüp, kendi kendinize şöyle sordunuz mu hiç:
"Acaba yanlış bir evlilik mi yaptım? Neden mutluluk çiçekleri açmasını beklediğim güzel yuvamda hazan mevsimini yaşıyorum? Yemyeşil ağaçlarımın yaprağı neden dökülüyor? Hani muhteşem bir mutluluğu doyasıya yaşayacaktım? NedeNhuzursuzum, mutsuzum, şevksizim?"

CHRİSTY BROWN
Brown, beyin felçli bir çocuk olarak gelir dünyaya. Dublinli bir duvar ustasının 23 çocuğundan biri. Beyin felçli çocukları bilirsiniz ya; vücut organları işlemez, başı sarkıktır; konuşamaz… Brown’ın kendi deyişiyle “Bir çarpık kas ve dolaşık sinir demeti…‿ misafir geldiğinde arka odada kalan ve adı geçmeyen ‘acayip şey’. İşte bu çocuk, annesinin sınırsız sevgisi ve kendi gayretiyle esaretin kapılarını zorluyor, oradan bir pencere açıp, yaşama ve özgürlüğe uzatıyor başını.
Bazı insanlar ideallerine ulaşma yolunda yeterli azmi göstermezler. Karşılarına çıkan küçük bir engel pes etmelerine neden olur. Aslında o zaman kişinin kendisine "Acaba bu benim gerçekten arzu ettiğim şey miydi, idealim miydi?" diye sorması gerekir. Çünkü insan gerçekten istediği bir şey için mücadele eder. Hemen vazgeçen insan ya o şeyi çok fazla istemiyordur ya da başka bir sorun vardır.
Kimi zaman çocuklarda da çabuk vazgeçme eğilimiyle karşılaşıyoruz. Eğer çocuk gerçekten istemediği bir şeyden vazgeçiyorsa burada bir sorun olmaz. Fakat yapılması gereken ya da çocuğun gerçekten istediği bir şey söz konusu ise aile bu noktada çocuğu biraz cesaretlendirmeli, yüreklendirmelidir.
Son yorumlar
1 gün 20 saat önce
3 gün 21 saat önce
1 hafta 4 gün önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 6 gün önce
1 hafta 6 gün önce