Premenstrual Sendrom (PMS) ve Beslenme
Menstrual dönem, gebelik dönemi, doğum, emziklilik dönemi, menopoz… Kadın vücudunu farklı fizyolojik, psikolojik ve metabolik süreçlere sokan, sadece kadına has süreçler… Hepsi de birbirinden özel süreçler!
Bu dönemlerin, fiziksel ve ruhsal sağlığın korunarak geçirilebilmesi için; beslenmeye normalden daha fazla dikkat edilmelidir. Bu sayede; doğru beslenme davranışı ile yaşam kalitesini arttıracak, bu özel süreçlerin yaşamanın acısını çekerek değil, tadını çıkartarak yaşanabilecektir.
Ergenlik yıllarından, orta yaşın sonlarına kadar süregelen sağlıklı bir kadının yaşadığı menstrual dönem, diğerlerinden her ay yaşanması bakımından farklıdır.
Bu süreç içerisinde, hatta öncesinde ve sonrasında da vücutta oluşan fiziksel, kimyasal ve ruhsal değişimler yaşantımızı çoğu zaman olumsuz etkilemektedir.
Türkiye'de görülme sıklığı yüzde 3-15 arasında değişen boy kısalığı, anne karnından başlayıp final boya kadar uzanan yaşamda birçok etkene bağlı olarak gelişebiliyor.
Zafer Akpınar'ın haberi
Bu etkenler arasında beslenme bozukluğu ve sevgisizlik gösteriliyor.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, büyümenin, anne karnında başladığını ve ergenlik döneminin sonuna kadar sürdüğünü söyledi.
Çocukluk döneminde sürekli bir büyümenin gerçekleşmesinin çocukları erişkinlerden farklı kılan bir özellik olduğunu ifade eden Atabek, özellikle kronik hastalıklar ve beslenme yetersizliği boy uzamasını etkileyen en sık nedenler olarak bilindiğini kaydetti.
Ekmek, sofralarımızın baş tacı, olmazsa olmazlarındandır. Her fırının önünden geçip giderken taze ekmek kokusu sarar bizi. Tok olsak bile acıktığımız hissine kapılırız.
Şöyle çıtır çıtır taze ekmekle yapılan kahvaltının tadına doyum olmaz. Bazen ekmek ihtiyaçtan fazla alınır. Ertesi güne de tazeliğini kaybetmiş, biraz bayatlamış olarak kalır.
Bayat ekmeği yemek taze ekmeği yemek kadar cazip olmasa da bazen mecburiyetten yemek zorunda kalırız. Bazen de annelerimizin yaptığı gibi çeşitli şekillerde değerlendirmek de mümkün.
Ufalanmış bayat ekmekler köfte için, kızartılmış bayat ekmekler çorba için yapılabilecek alternatiflerden bazıları. Bugün bayat ekmekleri siz gençlerin de severek yapabileceğiniz ve afiyetle yiyebileceğiniz, son yılların favori yiyeceklerinden pizzaya dönüştürdük. Yani bayat ekmek dilimleri bu kez çok lezzetli. Yanında çay iyi bir alternatif bence. Yani arkadaşlar pizzalar fırına, çay da ocağa…
Pek çok uzman obez çocuklara yardım etmenin yollarını arıyor.
Yaşları 2 ve 19 arasından değişen çocuk ve gençlerin yaklaşık %32'si (23 milyon) ya fazla kilolu ya da obez. Bu durum onları 2.tip diyabet riski, yüksek kolesterol, uyku apnesi (uykuda solunumun durması) ve diğer pek çok sağlık sorunu ile karşı karşıya getiriyor.
Geçen hafta sonu yapılan yıllık "Obezite Topluluğu" toplantısında konuşan araştırmacılar çocukların daha önce hiç tatmadıkları sebzelere çoğu zaman burun kıvırdığını söyledi. Buna çare olarak, beslenme uzmanları çocuklara yeterli sıklıkta (mesela 10 kere) alışık olmadıkları yemekler sunulursa, bu yemekleri sevmeye başlayacaklarını ileri sürdüler. Fakat Yale Üniversitesi'nde yaşları 3 ile 5 arasında değişen 43 çocuk üzerinde yapılan araştırma bu iddianın her zaman doğru olmadığını ispatladı.
Şişman çocuklarda taş riski büyük
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemal Sarıca, aşırı kilolu çocukların, böbrek ve idrar yollarında taş oluşumu açısından risk altında olduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Sarıca yaptığı yazılı açıklamada, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de şişman çocukların sayısının arttığına dikkati çekti. Sarıca, hareketsizlik ve fastfood beslenme gibi etkenlerle artış gösteren şişmanlığın, dikkat edilmesi gereken bir hastalık olmasının yanı sıra başka hastalıklara da davetiye çıkardığını vurguladı.
Erken yaşlardaki şişmanlığın, yetişkinliğe olumsuz bir altyapı hazırladığını belirten Prof. Dr. Sarıca, şişman çocukların daha geç geliştiğini, seksüel açıdan olgunlaşmalarının da daha geç olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Sarıca, açıklamasında şu bilgileri aktardı:
Oruç hem ruha hem bedene manevi güzellikler katar. Ancak orucun bu hikmetinden faydalanmak için yediklerimize dikkat etmemiz gerekir.
Bunun için çok yemek yemekten, sağlıksız ürünler tüketmekten, hareketsizlikten kaçının
Ramazan ayının sağlığımız açısından çok değerli bir ay olduğunu ancak bizlerin yanlış beslenmesi sonucu orucun güzel etkilerinden tam anlamıyla faydalanamadığımıza dikkat çeken Dr. Ender Saraç, Ramazan dolayısıyla yapılan beslenme hatalarını ve nelere dikkat edilmesi gerektiği hususunda şu önerilerde bulundu.
MİDENİZE BİR ANDA YÜKLENMEYİN:
İftar ve sahur yemeklerinde sindirimi kolay hafif ama vücut metabolizması için yararlı besinler tercih edilmeli, ana menümüzde ağır yağlı yemekler, kızartmalar ve kalorisi yüksek yiyeceklerden uzak kalınmalıdır. Az yağlı hafif sebze yemekleri,
Dr. Ender Saraç’tan ramazanda sağlıklı beslenmek için örnek ramazan menüsü :
İFTAR:
1 zeytin ya da 1 hurma ile oruç bozulacak, sonra 1 bardak ılık, yarım tatlı kaşığı ballı – az limonlu su içilecek.
Ardından 1 kâse sebze çorbası az sıvı yağlı (domates, posalı mercimek, tarhana)
3–4 dakika ara verilecek, sonra bol beyaz protein (tavuk, balık, hindi, light yoğurt, taze az yağlı peynir, 3 yumurta beyazı ve 1 sarısı ile yapılmış – maydanozlu, lorlu omlet) gibi…
Dr Ender Saraç, ramazanda karaciğer sağlığı ile ilgili önemli uyarılarda bulundu.
Ramazanda beslenme için özellikle dikkat edilmesi gereken noktalar şunlar :
1- İftarda kesinlikle birdenbire ve hızlıca yemek yemeyin. Daima yavaş yavaş ve küçük lokmalar şeklinde uzun uzun çiğneyip yiyin.
2- İftarı önce bir zeytin ya da hurma ile açın ve ardından bir bardak ılık ballı limonlu su için. Sonra bir kase tercihen sebze çorbası ya da hafif bir çorba için.
3- Daha sonra bir kaç dakika arkanıza yaslanın ya da ibadetinizi yapın veyahut sakince oturun.Sağlıklı bir beslenme programı uygulayın
Antioksidan etkisi gösteren bu gıdalar hastalıkları önlüyor...
A, C ve E vitamini, antioksidan etki göstererek serbest radikallerin hücrelere zarar vermesine engel olarak yaşlanmayı yavaşlatıyor. Ancak bu ürünlerin gereksiz yere veya fazla kullanımının da ters etkilerinin olabileceğini de hatırlatıyor uzmanlar...
BESLENME DAVRANIŞI
Yaşlanma sürecinde kalıtımın, çevresel faktörlerin ve yaşam şeklinin önemli yeri var. Ancak çevresel faktörler ve yaşam şekli bu sürecin neredeyse yüzde 70íini etkiliyor.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Sert, Batılı özentisiyle çocuk ve genç yaşlarda edinilen ayaküstü beslenme alışkanlığından ancak ilerleyen yaşlarda uzaklaşılabildiğini söyledi.
Sert, özellikle 40'lı yaşlardan itibaren aşırı yağlı ayaküstü beslenmenin yol açtığı sağlık sorunları başlayınca eğitim düzeyi hangi seviyede olursa olsun toplumun bütün kesimlerinde olumlu beslenme alışkanlıklarının görülmeye başlandığını dile getirdi.
Son yorumlar
1 gün 3 saat önce
3 gün 4 saat önce
1 hafta 3 gün önce
1 hafta 4 gün önce
1 hafta 4 gün önce
1 hafta 4 gün önce
1 hafta 4 gün önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 5 gün önce