
Kız çocuklar daha çabuk boy atmaya başladı... ABD'de yayılan 'kız çocuklarda yüksek topuk' trendi beş yaşa kadar indi. Annelere göre abartılmadığı sürece sorun yok, doktorlarsa riskleri hatırlatıyor.
Kız çocuklar daha çabuk boy atmaya başladı... ABD'de yayılan 'kız çocuklarda yüksek topuk' trendi beş yaşa kadar indi. Annelere göre abartılmadığı sürece sorun yok, doktorlarsa riskleri hatırlatıyor
Amerikalı ve Şilili bilimcilerin araştırmasında, 3 ila 5 yaşındaki çocukların emzik, parmak ve meme emme alışkanlıklarına bakıldı. Çocuklara ayrıca, konuşmalarının yaşlarına göre normal olup olmadığını anlamak için dil testi uygulandı.
Washington Üniversitesi'nden Dr. Clarita Barbosa başkanlığındaki ekip, parmaklarını emen veya en az 3 yıl emzik kullanan çocukların konuşma gecikmesi ve problemiyle karşılaşma olasılığının üç kat fazla olduğunu saptadı..
Yeni nesil anne-babaların çocuğa sınırlarını öğretmekte tutuk davrandığını, özgüven aşılamada abartıya kaçtığını ve net bir ses tonuyla ‘dur’ diyemediğini söyleyen Medical Park Fatih Hastanesi’nden Klinik Psikolog Sinem Demir: "Çocuğuna ‘hayır’ diyemeyen, böyle olunca da ‘parmakta oynatılan’ yeni nesil anne-babalara günümüzde hayli sık rastlamak mümkün. Oysa bu tarz çocuk yetiştirme, sadece kendini önemseyen bir nesil yetişmesine neden olabilir!" diyor.
Çocuğunun her davranışını büyüteç altına alan, ona sınırlarını öğretmede tutuk davranan, net ve yüksek bir ses tonu ile ‘dur’ diyemeyen, halk arasındaki tabire göre ‘parmakta oynatılmaya’ aday yeni nesil anne-babalar sağlıklı çocuklar yetiştirebiliyor mu?
Hareketli çocuklar daha çabuk uyuyor
Bilimadamları, gün içinde koşan, sürekli hareket halinde olan çocukların gece daha çabuk uykuya daldıklarını onayladı.
Auckland ve Melbourne Üniversitesi'nden araştırmacıların 7 yaşındaki 519 çocuğu incelediği araştırmada, bilim adamları hareketsiz geçen her saatin çocuğun uykuya dalma süresini 3 dakika uzattığını vurguladı. İyi uyuyamayan çocuğun okulda daha fazla güçlük çektiğini belirten araştırmacılar, bu çocukların aşırı kilolu olma riskinin de daha fazla olduğunu kaydettiler.
Çocuklar bu oyunların adını bile bilmiyor
Çocukların severek oynadığı sokak oyunları unutulmaya yüz tuttu. Birçok çocuk, yağ satarım bal satarım, çelik-çomak, uzuneşek, topaç, aşık, körebe, bezirganbaşı gibi oyunların ismini dahi bilmiyor.
Aydın Hızlıca'nın haberi
Çoğumuz kemikleri biyoloji derslerinde gösterilen iskelet maketlerinden hatırlarız ve kırılıp çıkmazlarsa pek düşünmeyiz onları. Kemik sözcüğünü de gündelik dilde olumsuz bir içerikle kullanılırız genellikle. Oysa, kemiklerimiz vücudumuzun görünmez çilekeşleridir; ağırlığımızı taşırlar ve çeşitli fiziksel stresler sırasında ayakta durmamızı sağlarlar. Bunun için sert olmaları gereklidir. Esas önemlisi ise beyin, omirilik ve kemik iliği gibi yaşamsal dokuların korunağıdırlar. Kemiklerin en önemli özelliği sert olmalarıdır ama bu onların cansız ve hissiz oldukları anlamına gelmez. Bir çok hormonun etkisiyle kemikler uzar ve çocuklar bu sayede büyür. Kemikler, bir taraftan uzarken bir taraftan sertleşir. Örneğin bir yaşın sonunda kemiklerin artık en az 10 kg ağırlığı taşıyacak kadar sağlamlaşmış olmaları gereklidir; yoksa çocuk ayakta durmaya başlayınca “eğrilmeye” başlarlar. Daha sonraki yaşlarda, özellikle de ileri yaşlarda sağlam olmayan kemikler “kırılarak” hatırlatırlar kendilerini.
Daha çok hüzün ve sessizlik çağrıştırsa da sonbahar aslında çocuk sesleriyle dolu bir mevsimdir. Eylülde okullar açılır ve çocuklar heyecanlı konuşmalarına eşlik eden bir yürüyüş ritmiyle, sokaklara dökülen yapraklara basarak evlerine dönerler. Yollarda karşıdan karşıya geçerken trafik ışıklarına pek aldırmazlar ama nesli tükenmiş bazı sürücüler onları gördüğünde sevgiyle araçlarını durdururlar. Anneleri özlemle sarılmak için evin kapısında karşılar, ama onlar hemen mutfağa yönelirler. Ödevler yapıldıktan sonra oğlanlar ara sokaklarda futbol, kızlar ise sek sek oynamaya çıkarlar; onların sevinç yayan küçük-büyük bedenleri ile şenlenir bütün mekanlar.
Eylülde bütün okullar açılır ama ilkokula yeni başlayan çocukların evlerinde yaşanan heyecan başkadır. Okula başlamak, bebeğin ilk gülümsemesi, anneyi tanıması, ilk dişini çıkarması, ilk adımını atması, ilk kelimeyi söylemesi gibi çocuğun gelişim basamaklarını başarıyla çıktığının göstergesidir her şeyden önce.
Türkiye'de görülme sıklığı yüzde 3-15 arasında değişen boy kısalığı, anne karnından başlayıp final boya kadar uzanan yaşamda birçok etkene bağlı olarak gelişebiliyor.
Zafer Akpınar'ın haberi
Bu etkenler arasında beslenme bozukluğu ve sevgisizlik gösteriliyor.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, büyümenin, anne karnında başladığını ve ergenlik döneminin sonuna kadar sürdüğünü söyledi.
Çocukluk döneminde sürekli bir büyümenin gerçekleşmesinin çocukları erişkinlerden farklı kılan bir özellik olduğunu ifade eden Atabek, özellikle kronik hastalıklar ve beslenme yetersizliği boy uzamasını etkileyen en sık nedenler olarak bilindiğini kaydetti.
Eskiden hayat farklıydı. Evler tek katlı ve bahçeliydi. Çok geniş olmasına rağmen sade döşenirdi. Kadınlar bütün işlerini kendileri yapardı.
Şimdilerde teknoloji kadınların işlerini kolaylaştırdı. Ama onları da apartmanların küçücük katlarına hapsettiği yetmiyormuş gibi; eve doldurulan eşyalara hizmetçi etti.
Eskiden işleri yapmak zordu. Şimdi ise hayatı yaşamak zor. İnsanlar yalnızlığa mahkum. O sıcak arkadaşlık, dostluk birbirine çat kapı girip çıkmak tarih oldu. Hele de sadece koltukların oturduğu o güzelim salonlara çocuklu biri geldiğinde evin hanımı huzursuz oluyor. Çocuk evini kirletecek, eşyalarına zarar verecek diye ödü kopuyor. Öte yandan bazı anneler de sorumsuz davranıyor. Çocuk koltukların tepesinden inmiyor. Masanın örtüsünü çekiyor. Vazoyu kırıyor. Her şeyin altını üstüne getiriyor. Evi savaş alanına döndürüyor. Ama annede "tık" yok...

İlgi gören bebekler daha 'uyanık' oluyor
Çocuğu ile ilişkileri kopuk annelerin dünyaya getirdikleri bebeklerin büyüme geriliği gösterdiği, sürekli göz ve ten teması ile ilgi içinde büyütülen bebeklerin ise diğerlerine göre daha aktif ve uyanık oldukları belirtildi.
Uzmanlar, masajın bebeğin aktif hale gelmesi ve rahatlamasında büyük önemi olduğunu belirtiyor. Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. İsmail Özcan, son yıllarda bebeklerde masajın tedavi amaçlı kullanımı üzerine araştırmalar yapıldığını hatırlatarak, "Bebeklerin sıkça kucaklanmasının solunumu ve dolaşımı uyardığı, zayıf ve düzensiz solunumun düzelmesine katkıda bulunduğu yönünde araştırmalar bulunuyor." dedi. Vücut teması ve masajın hayat kalitesini artırdığını aktaran Uz. Dr. Özcan, çocuğu ile ilişkileri kopuk annelerin bebeklerinin büyüme geriliği gösterdiğini kaydetti.
Son yorumlar
4 hafta 3 gün önce
4 hafta 3 gün önce
4 hafta 3 gün önce
4 hafta 4 gün önce
4 hafta 4 gün önce
4 hafta 6 gün önce
5 hafta 27 saniye önce
5 hafta 2 gün önce
6 hafta 5 gün önce
6 hafta 6 gün önce