Adil davranmak eşit davranmak demek değildir. Adaletle davranmak; gerektiği kadar, uygun ölçülerde, hak ettiği ölçüde çocuğa ilgi ve şefkat göstermektir. Ama eşit davranmak her kardeşe benzer ilgi ve şefkat göstermektir.
Küçük çocuklar adaletle davranmanın erdemini kavrayamazlar. Siz yeni doğanla fazla ilgilenirseniz (Halbuki bu ilgi adil bir ilgidir. Zira bebek daha fazla ilginize muhtaçtır.) bu ilgi büyük çocuğun dikkatinden kaçmaz ve rahatsız olmaya başlar. Hatta "gerileme" dediğimiz, çocukların bebeklik dönemi davranışlarına tekrar dönmelerine sebep olur. Mesela, yürüyen bir çocuk, evdeki emekleyen kardeşine fazla alaka gösterildiğini fark ederse kendisi de tekrar yürümekten vazgeçerek emeklemeye başlayabilir. Çünkü ona göre emekleyenler daha çok sevilmektedir.
Çocuk Gelişiminde Oyunun Önemi
“Çocukların dengeli yetişmesinde oyun, oldukça ehemmiyetli bir unsurdur.
Hatta diyebiliriz ki; ölçülerimiz içinde her oyun, çocuğun hissî, ruhî ve fikrî gelişmesinde en
müessir faktörlerden biridir. Oyun çeşitlerine göre bazıları, çocuğun melekelerini geliştirerek, onu ilerideki hayata hazırlar. Bazıları, onun düşünce ve kabiliyetini artırır."
* Çocukların karakter ve kişilik gelişimlerine oynadıkları oyunların ne gibi tesirleri vardır?
* Çocukların tercih ettikleri oyunlarda, iç âlemlerine ve beklentilerine dâir nasıl ipuçları vardır?
* Oyunun, çocukların lisan ve zihnî gelişimlerine tesirleri...
* Çocuklar, yaşadıkları önemli hâdiseleri, oyunlarıyla nasıl yansıtmaktadır?
Bağırsak Kurtları Gelişimi Olumsuz Etkiliyor
Çocuk yetiştirmenin en zor taraflarından biri de, onun birtakım rahatsızlıklar geçirmesine şahit olmaktır. Bunlardan belki de en sevimsizi, çocuğunuzun dışkısında bağırsak kurtlarıyla karşılaşmanız olabilir. Böyle bir şeyle karşılaşmak, anne-babalar için gerçekten de sıkıntılı bir durum. Önlem alınmadığı takdirde özellikle 1 yaş civarı çocuklarda önemli rahatsızlıklara neden olabilen bu sevimsiz yaratıklarla baş etme konusunda neler yapmanız gerektiği ve aklınıza takılabilecek her şeyi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr Duygu Gür'e sorduk.
Anne–babalar, genellikle çocuklarının çok zeki olduğunu; ancak nedense okulda başarılı olamadıklarını; oysaki arkadaş ilişkilerinde, sosyal ilişkilerde çok iyi olduklarını söylerler. Okuldaki bazı derslerden çok başarılı; bazılarından ise çok çalıştıkları halde başarısız olduklarını söylerler.
Kimi anne–baba, çocuklarının başarısını kendilerine, başarısızlıklarını da öğretmenlerine fatura ederler. Çocukları tanımayan anne–babalar, onları birer makine gibi düşünür; matematiği, fiziği, kimyayı mutlaka öğrenmesi gerektiğini savunur ve çocuklarına ciddi derecede baskı yaparlar. Oysaki her bir çocuk diğerinden hem fıtrat olarak hem de zekâ yapısı açısından farklıdır. Harvard Üniversitesi profesörlerinden Howard Gardner ‘Çoklu Zekâ Teorisi’ ile çocuklarımızın zekâsının tek tip olmadığını söylüyor.
Gardner’a göre, sekiz tip zekâ doğuştan her çocukta değişik düzeylerde bulunuyor ve küçük yaşlardan başlayarak hayat boyu bütün zekâ tipleri geliştirilebiliyor. Tek tip zekâya hitap ederek çocukları bir kalıp içine sokmaya
Son yorumlar
1 hafta 4 gün önce
1 hafta 6 gün önce
1 hafta 6 gün önce
2 hafta 2 gün önce
2 hafta 4 gün önce
3 hafta 10 saat önce
3 hafta 10 saat önce
3 hafta 13 saat önce
3 hafta 2 gün önce
3 hafta 4 gün önce