huzur

Duygu ve düşüncelerimiz davranışlarımızın temel belirleyicileridirler.

Duygu ve düşüncelerimiz davranışlarımızın temel belirleyicileridirler.
Nasıl mı?
Ne düşünürsek öyle hissederiz. Nasıl hissediyorsak da öyle düşünürüz.
Zihin ve beden bir döngü içinde birbirini etkilerler.
Kullandığımız kelimeler, sesimizi kullanma biçimimiz, duruş, mimik ve jestlerimiz; sahip olduğumuz duygu ve düşünceler paralelinde bir enerji yansıtır.

Sevgi, neşe, coşku, güven, mutluluk, huzur, dinginlik, bağışlama gibi duygular frekansları yani enerjileri yüksek olan duygulardır.

Bu pozitif duygular kuşkusuz bedenimizi de, verdiğimiz enerjiyi de etkiler.
İşte bu yüzden;

MARTILAR VE DENİZ..

MARTILAR VE DENİZ..

Bir martının kanadına takılı kaldı yüreğim, bir kayıkla açılıp güneşe doğru yol almak istedim gün boyu. Bir gece vakti dolunayda, tek başına düşüncelere dalmak..

Dalgaların sesine karışmalı içimdeki sessiz çığlık. Rüzgar, yaprakları suyun üstüne ulaştırmalı bir de sevdaları.

Kaç kişi sessizce anlatmıştır sevdasını denize? Ve kaç kişi sırlarını paylaşmıştır bilinmez. Ama ben tüm sevda türkülerini dinlemek istiyorum denizin dilinden. Tüm gözyaşlarının suya yansımasını görmek. Belki aralarında kendi sırlarımı da bulurum diye. İnsanlar arasında kaybolmuş gönülleri fark edebilirim diye..

Martılar ne kadar da şanslılar, özgürce dolaşıyorlar gökyüzünde. Bir martının gözleriyle bakmak her şeye, ne güzel olurdu. Ne güzel olurdu maviye, özgürlüğe hasret duyanları görebilmek.

Huzurun sırrı: Sesini yükseltme!

Huzurun sırrı: Sesini yükseltme!

* Hiçbir zaman ikiniz de aynı anda sinirlenmeyin.

* Ev yanmadıkça birbirinize bağırmayın.

* Kılık kıyafet almakla ilgili kendiniz ve eşiniz arasında seçim yapmak zorunda kalırsanız, eşinizi tercih edin.

* Tenkitlerinizi onu sevdiğinizi hissettirerek söyleyin.

* Geçmişteki hatalarını gündeme getirmeyin.

* Birbiriniz dışındaki hiçbirşeyi kafanıza takmayın.

* Gününüzü eşinize hoş bir söz söylemeden bitirmeyin.

* Birbirinizi karşılarken şefkat ve sevgiyle sarılın.

Huzur Nerede???

Huzur Nerede???

Gunlerden bir gun, halki tarafindan cok sevilen bir kral, huzuru enguzel resmedecek sanatciya buyuk bir odul verecegini ilan eder. Yarismaya cok sayida sanatci katilir.

Gunlerce calisir, birbirinden guzel resimler yaparlar. Sonunda eserleri saraya teslim ederler.

Tablolara bakan kral sadece iki resimden hoslanir. Resimlerin birinde sukunetli bir gol vardir.

Gol, bir ayna gibi, etrafinda yukselen daglarin goruntusunu yansitmaktadir.

Ust tarafyta pamuk beyazi bulutlar gok yuzunu suslemektedir. Reme kim baksa, onun mukemmel bir resim oldugunu soylemekten kendini alamaz.

Diger resimde de daglar vardir. Engebeli ve ciplak daglar...

''(Mutsuz) bir evlilik için yapmanız gerekenler''

Psikiyatri Uzmanı Sabri Yurdakul, kadınlar ve erkeklerin kimi zaman belki farkında olmadan, eşlerine karşı yaptıkları davranışlarla, evliliklerini çekilmez hale getirdiklerine dikkat çekti.

Yurdakul, evlilik yaşamında mutsuz olmak isteyen kadınlara, ''Eşinizi her fırsatta eleştirin. Annesinden ve kız kardeşinden şikayet edin, yaşamıyorlarsa geçmişte yaptıklarını anlatın. Sizi anlamadığından yakının. Yorgun olduğu zamanlar gezmeler ayarlayın. Sık sık ilgisinin azaldığından şikayet edin." önerilerinde bulundu. Yurdakul, söylenecek ve yapılacak bazı davranışların mutsuzluğu getireceğini ifade ederek mutsuz olmak isteyen kadınların şu davranışları yapmalarının yeterli olacağını ifade etti:

Ilgili Konular:

Evlilikte hangi konularda denklik aranmalı ?

Eş adayları kendi örf ve âdetlerini, öğrenim derecelerini, bilgi ve kültür seviyelerini dikkate alıp kendilerine uygun eş aramalıdırlar.

Sağlıklı bir yuva için kişinin üstün niteliklere sahip biriyle evlenmesi gerekmez. Kişinin kendi hususiyetlerinin farkına varıp kendine denk biriyle evlenmesi gerekmektedir.

Evlenmeden önce muhakkak kendimizi tanımaya çalışalım. Böyle olmadığı takdirde hep bir yanımızı eksik bırakıp işin kolayına kaçarak kendi eksikliğimizi örtecek, kapatacak eşler ararız. Bazen gençler ideallerinde o kadar üstün özelliklere sahip eş adayları tasarlarlar ki bir türlü gerçekle yüzleşip realist değerlendirme yapmak istemezler. Ya da eş adayının gerçek niteliklerini görmezden gelip onu kendi hayal ettiği şekilde algılamaya çalışır. Oysa eş adayları birbirlerini objektif bakış açısıyla tanımaya çalışmalı. Abartı değerlendirmelerden itinayla kaçınmalıdırlar.

Erken evlenenlerin mutlu olma ihtimali daha yüksek

Erken evlenenlerin mutlu olma ihtimali daha yüksek

Amerika'da yapılan bir araştırma, erken yaşta evlenen çiftlerin mutlu olma şanslarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Teksas Üniversitesi tarafından 1.503 kişinin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları, toplumda yaygın olan genel kanının aksine, evlenmek için 30'lu yaşları beklemeyenlerin daha sağlam bir evliliğe sahip olma ihtimalinin fazla olduğunu gösterdi.

Ilgili Konular:

insan evlenince karşısındakini sadece eş olarak kabul etmez aynı zamanda ailesinide ailesi olarak kabul etmiş olur.

insan evlenince karşısındakini sadece eş olarak kabul etmez aynı zamanda ailesinide ailesi olarak kabul etmiş olur.

Bir olayı esnaf olan bir arkadaşım anlattı: Bir gün bizim hanım dükkana telefon açtı. Gayet yumuşak bir sesle konuştu; “Ahmet Bey ne var ne yok, işler nasıl?” dedi. O yumuşak konuşunca ister istemez ben de yumuşak davrandım, “Sağ olasın canım çok iyiyim!” dedim. “Akşam ne pişireyim?” deyince ben de, “Sen bilirsin ne alayım?” dedim. O da biraz lüks yemek olsun diye pirzola siparişi verdi.

Ilgili Konular:

Gözleri kusura kapayıp,huzura açmak

İmam Gazali Hz. eşleri mesud eden karşılıklı anayış için şöyle bir misal nakleder:

Adamın biri oldukça anlayışlı ve güzel bir kızla nişanlanmış.Ne var ki hassas kız,nikah gününde hastalanmış.Hen öyle bir çiçek hastalığına tutulmuş ki sonunda yüzündeki eski güzelliği tamamen kaybolmuş.yüzü iyice çirkinleşen kız utancından nişanlısının yüzüne bakamayacağı hissine kapılmış

Ilgili Konular:

Osmanlıda aile...

osmanlıda aile huzurunun kaynağı

Son yıllarda ısrarlı bir şekilde aile dinamitlenmekte. Aileyi yıkmak, parçalamak için ne gerekiyorsa yapılmakta. Aslında aile ile uğraşmak, evi otele çevirmek, bindiği dalı kesmek, toplumun huzurunu bombalamak demektir. Kadının da “eşitlik‿ adı altında, “Eşitsizliğe sürüklenmesidir.

Bir milletin aile yapısı sağlam ise, devlet yapısı da sağlam ve uzun ömürlü olur. Bunun en güzel örneği Osmanlı toplumudur. Zaman zaman devlet bünyesinde görülen çatlaklar, isyanlar aile sayesinde toplumun geneline sıçramamış ve bu millet en zor dönemlerde bile içinde bulunduğu halden sağlam aile yapısı sayesinde rahatça silkinip ayakları üstünde durmasını bilmiştir.

Ilgili Konular:


Son yorumlar

Anket

İçeriği paylaş