Oruç hem ruha hem bedene manevi güzellikler katar. Ancak orucun bu hikmetinden faydalanmak için yediklerimize dikkat etmemiz gerekir.
Bunun için çok yemek yemekten, sağlıksız ürünler tüketmekten, hareketsizlikten kaçının
Ramazan ayının sağlığımız açısından çok değerli bir ay olduğunu ancak bizlerin yanlış beslenmesi sonucu orucun güzel etkilerinden tam anlamıyla faydalanamadığımıza dikkat çeken Dr. Ender Saraç, Ramazan dolayısıyla yapılan beslenme hatalarını ve nelere dikkat edilmesi gerektiği hususunda şu önerilerde bulundu.
MİDENİZE BİR ANDA YÜKLENMEYİN:
İftar ve sahur yemeklerinde sindirimi kolay hafif ama vücut metabolizması için yararlı besinler tercih edilmeli, ana menümüzde ağır yağlı yemekler, kızartmalar ve kalorisi yüksek yiyeceklerden uzak kalınmalıdır. Az yağlı hafif sebze yemekleri,
Ramazan'da yeme içme, yatma kalkma düzeninin değişmesi, misafirliklerin ve misafirlerin yoğunlaşması, camilerin daha sık ve uzun süreli ziyaret edilmesi çocuklarda merakla karışık bir heyecanı beraberinde getirmektedir. İşte bu merakla karışık heyecan çocuklara ahlaki değerler kazandırmak, içinde yaşadığı toplumun kültürünü anlatmak ve benimsetmek, din ve dinî yaşayış hakkındaki algısını derinleştirmek anlamında anne-babalar için bulunmaz bir fırsat olmalı ve mutlaka bu kıymetli zaman dilimi değerlendirilmelidir. Peki bu konuda neler yapabiliriz?
1- İyi hazırlanalım: Ramazan bize bir mesajla gelmektedir ve bu mesaj yeme içmenin ötesinde ruhi bir gelişim ve olgunlaşma mesajıdır.
2- Evimizi süsleyelim: Evimizi süsleyebilir, Ramazan'ın kaçıncı gününde olduğumuzu gösteren bir takvim hazırlayabiliriz.

Çocuğun aceleciliğini hepimiz biliriz. Bir şey istediği zaman gösterdiği sabırsızlık bazen öyle bunaltır ki, elimiz ayağımız birbirine dolaşır. Çocuk o an, türlü yöntemlerle isteğinin yerine getirilmesini sağlamaya çalışır; sık sık tekrar eder, yalvarır, kendince tehdit eder, ağlar, bağırır, çağırır; sonunda öyle bir an gelir ki, "tamam" demek zorunda kalırsınız.
Geçtiğimiz hafta bir akşam, iftarı bir akrabamızda yapmış, teravih sonrası evimize dönmek için yola çıkmıştık. Yola çıktığımızın nerdeyse daha ilk dakikalarında küçük kızım su istemeye başladı. Araçta içme suyu kalmamış, etrafta da durup alabileceğimiz bir bakkal da gözükmüyordu. Üstelik, misafirlikten ayrılmadan önce de su içmişti. Benim ve annesinin "Kızım, az sonra evimizde olacağız, sabredebilir misin" şeklindeki ricamızı değil kabul etmek dinlemedi bile. Çocuk sanki bir ağustos günü saatlerce susuz kalmış gibi "su… su…" diye sızlanıyordu. Rastladığım ilk yakıt istasyonundaki alış veriş merkezi imdadıma yetişti.
İftar ile sahur arasında en az iki litre su tüketin
Ramazan ayının sıcak ve uzun günlere denk gelmesi "beslenme ve sıvı alımı nasıl olmalı?'' sorusunu gündeme getirdi. Sema Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hayrettin Mutlu, Ramazan ayının eylül ayına denk gelmesiyle, günde ortalama 14-15 saat aç ve susuz kalacağımızı hatırlatarak, "İftar yapıldıktan yatılana kadar yaklaşık her yarım saatte bir bardak su tüketilmeli.
Sahurda da tüketeceğiniz 2 bardak su ile yaklaşık olarak günlük su tüketiminizi düzenlemiş olacaksınız.'' şeklinde konuştu. Uzmanlar bu dönemde en az iki litre su içilmesi gerektiğini aktarıyor. Su haricideki sıvı alım kaynakları olarak, yoğurt-süt grubu besinler, sebze ve meyveler gösteriliyor. Uzman diyetisyen Nesrin Artan ise "Bu dönemde su haricinde sıvı alımında aşırı çay, kahve ve asitli içeceklerin yerine taze sıkılmış meyve suyu ve komposto tercih edilmelidir.
Son yorumlar
1 gün 13 saat önce
1 gün 13 saat önce
2 hafta 11 saat önce
2 hafta 2 gün önce
3 hafta 3 gün önce
3 hafta 4 gün önce
3 hafta 4 gün önce
3 hafta 4 gün önce
3 hafta 4 gün önce
3 hafta 4 gün önce