Evlilik için fiziksel yeterlilik ve maddiyat yetmez

Kişinin kendini bir alanda kabul ettirebilmesi için yetenekli olması ve o alana dair eğitim alması şarttır.

Aksi takdirde yaptığı işlere şüpheyle yaklaşılır ve gösterdiği başarıya da tesadüf gözüyle bakılır. Örneğin; tıp eğitimi almamış birinin hastaları iyileştirdiğine inanmamız hiç de kolay olmaz ya da oto tamircisi olmayan birine arabamızı emanet etmeyiz. Her meslek toplumsal yaşam içinde bir role sahiptir. Hepimiz toplumdaki bu rolümüze, yani mesleğimize elimizden gelen özeni göstermeye çalışırız; çünkü mesleğimizde ne kadar başarılı olursak hayatta var olma mücadelemizin de o kadar kolaylaşacağını biliriz. Mesleğimizle ilgili olarak kendimizi geliştirme yani bilgi edinme ve yenilikleri takip etme çabamız süreklidir. Mesleğimizdeki başarı ile mutlu olurken başarısızlık bizi mutsuz eder.

Bireysel ve toplumsal yaşamımızın devamı için mesleğimiz çok önemlidir. Ancak hayatımızda etkili olan bizi mutlu veya mutsuz kılan başka rollerimiz de vardır. Bunlar anne veya baba, eş, evlat, kardeş, akraba, komşu, arkadaş olma gibi toplumsal ve karşılıklı ilişkiye dayalı rollerdir. Doğduğumuz andan itibaren evlat olarak başlar ve zaman içerisinde arkadaş olma, eş olma, anne veya baba olma şeklinde çeşitlenerek devam eder. Kimin evladı olacağımızı, ne zaman, nerede dünyaya geleceğimizi bilemeyiz; ama ne zaman, kiminle evleneceğimize, ne zaman çocuk sahibi dolayısıyla da anne veya baba olacağımıza karar verebiliriz. İşte bizim üzerinde duracağımız konu, eş olmaya ya da anne veya baba olmaya kendimizdeki hangi donanıma, hangi kriterlere göre karar verdiğimizi değerlendirmeye çalışmak ve bu anlamda sağlıklı bir karar almanın tamamen kişinin kendi yeterliliğine ve sağduyusuna bağlı olduğunu vurgulamaktır. Eğer yeteneğimiz varsa ve tembellik ya da sorumsuzluk etmiyorsak herhangi bir işte başarılı olabiliriz. Ancak hayatımızdaki diğer rollerin gerektirdiği bilgilenme için aynı tarzda bir yapılanma söz konusu değildir. Yani bir kişi anne veya baba, eş, evlat olma rollerinin gerektirdiği sorumlulukları taşımıyorsa veya bu rollerle ilgili yeterliliğe sahip değilse çevresi tarafından idare edilir. İşinde başarısız olduğunda yaşadığı olumsuzluğu bu rollerdeki başarısızlığında yaşamaz. Bunun sebebi, o rollere ilişkin bilgi yokluğundan ziyade bu anlamdaki bilgilenmenin kişinin hayatında bir zorunluluk değil bir tercih olarak yer almasından kaynaklanır. Hiç kimse iyi bir eş olmak, iyi bir evlat olmak anlamında bir cezalandırmaya tabi tutulmaz. Bu rollerin hakkıyla yerine getirilmesi kişinin inisiyatifine bırakılmıştır. Hukuk ya da psikoloji ancak anlaşmazlık durumunda devreye girer; normal gibi görünen ilişkilere müdahale edemez. Ancak hepimiz şunu biliriz ki, mahkemeye aksetmemiş olduğu halde yolunda gitmeyen birçok evlilik vardır. Gerçekten de hayatımızdaki bu rolleri hakkıyla yerine getirmemiz için kimse bizi zorlayamaz, ancak bu durum bizi mutsuz olmaktan da kurtaramaz.

Fiziksel Evlilikve maddiyat yetmez

Evlilik söz konusu olduğunda çoğunlukla üzerinde durduğumuz konular karşı tarafın fiziksel görüntüsü, maddi gücü ve sosyal becerisidir. Ancak bunlarla birlikte asıl üzerinde durmamız gerekenler; kişinin sorumluluk alma becerisi, ahlaki değerleri, hak ve adalet duygusu, özgüveni, duygusal dengesi, kişiler arası ilişki kurma yeteneği, kendisiyle barışık olması, tutarlılığı, olgunluğu, zekası, anlayış ve hoşgörüsü gibi kişilik özelliklerinin yeterli olup olmamasıdır. Yani kişinin biyolojik olarak evlilik yeterliliğine sahip olmasından ziyade psikolojik bir yeterliliğe sahip olması sağlıklı bir evlilik için daha önemlidir ve ihmal edilmemesi gereken bir noktadır. Evlilik ilişkisi kişinin sadece biyolojik olgunluğuyla değil psikolojik olgunluğuyla sürdürülen bir ilişkidir. Nasıl ki bir kişinin belli bir yaşta olması ve parasının olması o kişinin ticarette başarılı olacağı anlamına gelmezse aynı şekilde sağlıklı bir evlilik için de kişinin belli bir yaşta olması, fiziksel görünümünün iyi olması ve maddi imkanının olması o kişinin evliliğe uygun olduğu ve evlilik yeterliliğine sahip olduğu anlamına gelmez.

Aile terapisi için yapılan başvuruların önemli bir kısmında evlilik problemlerinin eşlerden birinin veya her ikisinin de psikolojik yeterliliğe sahip olmamalarından kaynaklandığını görmekteyiz. Bu tür başvurularda "Eşinizi nasıl seçtiniz?" sorusunun cevabı olarak karşımıza o kişinin kişilik özelliklerine dair bir atıf çıkmıyor. Genellikle kişiler birbirini tanımadan, biyolojik ve maddi yeterliliğe göre veya yine bu kriterlere önem veren tanıdıklarının tavsiyesine göre karar veriyorlar. Yine sıklıkla karşılaştığımız bir başka konu da insanların kişilik uyumlarına bakmaksızın sadece inanç veya dünya görüşünün benzerliğine göre karar vermeleri. Ancak burada belirtilmesi gereken nokta, kişilerin inançlarının onların sahip olduğu kişilik özelliklerinden bağımsız olmadığı hatta kişilik özelliklerimizin inanç şeklimizi belirlediğidir. Yani inancımızın getirdiği olumlulukların kişiliğimize ve ilişkilerimize yansıması bizim sahip olduğumuz özelliklerle orantılıdır. Dolayısıyla da aynı inanca sahip olmak evlilikte mutlak bir uyumu sağlamamaktadır.

Özetleyecek olursak, sağlıklı bir evlilik için kişinin hem kendisinin biyolojik, sosyal ve psikolojik yeterliliğe sahip olmasına hem de karşı tarafın aynı yeterlilik seviyesine sahip olmasına dikkat etmesi gerekmektedir. *Uzm. Psikolog RUHSAĞ Psikolojik Danışma Merkezi

Yıldız Şengül Bilge

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

lezzet vadisi

Son konular

- Deri Pantolon Kombinleri 2013-2014
- Faizsiz Evlilik Kredisi Nasıl Alınır,Kimlere Verilir
- Bitkisel Doğal Parfüm ve Masaj Yağı Yapılışı Seda Sakacı
- En Çok Yapılan Makyaj Hataları
- Polikistik Over Hastalarına Özel Diyet
- Mihrimah Sultan'ın Hayatı
- Zayıflatan Baharatlar
- Diyanet Rüya Tabirleri Kitabı
- Çikolata Kisti Artık Korkutmayacak
- Yağ Yakici Besinlerle Kolay Kilo Verin
- Adet Düzensizliği Nedenleri
- Metabolizmanız Yavaş mı Çalışıyor
- Diyanet'ten Anne Sütü Bankası Yorumu
- Çocuk Gelişimi İçin Önemli OLan Vitaminler
- Hurma Zayıflatıyor mu
- Topuklu Ayakkabı Giymenin Zararları
- Kıvırcık Saçlara Bakım Nasıl Yapılır
- Kış Aylarında Saç Bakımı Nasıl Yapılır
- Sharon Stone Diyeti
- Aldatma ve Aldatılma Psikolojisi
- Vajinasız Doğan Kız Çocukları Tedavi Edilebiliyor
- Uzun ve Düz Saçların Bakımı Nasıl Yapılır
- Tüp Bebek Kaç Kez Denenir
- Ofiste Çalışanlara ÖZel Makyaj Önerileri
- 3 Günde 1 Kilo Vermek İstermisiniz
- Dr. Ayça Kaya'dan Yeni Yıl Diyeti
- Kadınlar Artık Zengin Eş İstemiyor
- Müzik ve Video Oynatma Özellikli LCD Ekranlı Parfüm Şişesi
- Regl günü nasıl hesaplanır
- Her Ay Bir Beden İncelmek İstermisiniz
- Erkekler Hangi Kadınlardan Korkuyor
- Diyet Yaparken Yapılan Hatalar Kilo Vermeyi Engelliyor
- T.C. Kimlik No Doğrulama
- T.C. Kimlik Numarası Sorgulama
- Medeczane SGK E-Reçete Girişi
- Önemli Linkler
- Nişanlılık dönemi çok uzun sürmemeli !!!
- Karbonhidrat Kısıtlaması Daha Çabuk Kilo Verdiriyor
- Susam Yağı İLe Saç Bakımı
- Polikistik Over Nasıl Anlaşılır