Küçük bir çocukken büyümek en büyük hayalidir insanın.
‘Ben dışarıda daha fazla oynamak istiyorum anne’;
‘Olmaz içeri gelmelisin artık’ dendiğinde ‘Hele bir büyüyeyim,o zaman kendi istediklerime kendim karar vericem’ düşüncesiyle büyümeyi en büyük hayal ,en büyük hedef olarak önüne koyar çocuk.
İstediği ama elde edemediği her şey için, karşısına çıkan, son sürat tosladığı bir duvardır; ‘küçük olmak’.
‘Bir büyüyeyim anne babam kadar olayımda bu duvarı yıkıp yerle bir
etmez miyim ben’ diye düşünür.
Yetişkin olmak için bir kor ateş içinde yanar durur
Ergenlik ise bu ateşin alevlerinin ,iyiden iyiye, göğe yükseldiği zamandır.
Çocukluk şehrinin hudutlarından yavaş yavaş ayrılmaya başlamış ama yetişkinlik merdivenlerine ,henüz tırmanamamış,bir o tarafı bir bu tarafı ağır basan dengelenememiş bir terazi misalidir ergen.
Bazen bütün doğruları kendisinin bildiğini,anne babasını hiçbir şeyden anlamadığını,zamanın çok daha farklı olduğunu ve anne babasının bu maratonda çok gerilerde kaldıkları için,onun önündeki virajları, engelleri görmediklerini her şeyden bihaber olduklarını düşünür.
Bazen kendini yetersiz hisseder.Hayat yarışına başladığı zamandan beri hep hatalı olduğunu,geride kaldığını ve hayatın bu koşturmacaya değmeyeceğini düşünür.
Dalgalı bir deniz gibidir bazen, kıyıda ne varsa silip süpürüp götürür uzaklara…
Sonra içindekilerle birlikte olanca hızıyla gelip çarpar kayalıklara.
Ama içten içe hep bu fırtınalar dinsin de ister. Güneş sıcacık halıyle ona gülümseyiversin
Bu dalgalar onun sıcaklığında sütliman olsun ister.Çünkü bu sürekli dalgalanan deniz onun kalbini de yaralamaktadır aslında.. Sadece anne babanınkini değil..
Bu dalgalara , bu çırpınan denize , bulutların ardından kızgın kızgın bakarsa ebeveyn,
Veya cevabı gök gürültüsü gibi olursa sadece fırtınayı büyütür.
Ama kalplerinde çocukları doğduğu zamandan beri olan, ve hep varolacak sevgilerini ışıl ışıl,
Bir güneş gibi onun üzerine saçmaya sabırla devam ederlerse;uçsuz bucaksız bir umman olan bu gençlik , onlara sakin pırıl pırıl,huzur veren halini elbet gösterecektir.
NARİBEYZA
Hey gidi dünya..
ne kadar garip, bir zamanlar büyümek için can atan bizler,şimdilerde keşke çocuk olsak diyoruz..
yazın beni aldı götürdü eski günlere,acaba bende böyle yapıyormuydum diye düşündüm evet yapıyordum hemen büyümek istiyordum.Şimdi büyüdüm ama ne zaman canım sıkkın,başım dumanlı olsa bu seferde çocuk olmak istiyorum..Hey gidi garib dünya...
Yeni yorum gönder