Kurallar çocuğun yaşına, şahsiyet ve yapısına ve özel durumlara göre düşünülerek uygulanmalıdır.

Çocuğunuzu belli bir kalıba sokmak yerine yaşına, karakterine ve yeteneklerine uygun tamamen ona özgü bir eğitim politikası geliştirmelisiniz. Mesela beş yaşını geçen bir çocuğu uyumaya zorlamak ya da hiç sevmediği bir yiyeceği yemesi için ısrar etmek fayda yerine zarar getirir.

Ev içindeki prensip ve beklentiler katı ve değişmez değildir. Kurallar çocuğun yaşına, şahsiyet ve yapısına ve özel durumlara göre düşünülerek uygulanmalıdır. Her şeyden önce çocuğun yaşını dikkate almalısınız; meselâ, 3 yaşındaki bir çocuğun yemeğini hiç üstünü kirletmeden yemesi beklenemez. Bu sebeple çocuğa kızmak, onu azarlamak veya cezalandırmak zararlıdır. Buna karşılık, 7 yaşlarında bir çocuğun temiz ve düzgün yemesi daha gerçekçi bir beklentidir. Bunun gibi, 5 yaşına kadar olan çocukların öğleden sonra uykusuna yatmaları beklenebilir. Ancak o yaştan sonra böyle bir kuralı katı bir şekilde uygulamak problem oluşturabilir. Daha büyük yaşlardaki çocuklarla, öğleden sonra dinlenme saati, çocukla birlikte farklı bir şekilde planlanabilir: Odasında kitap okuması, resim yapması, oyun oynaması, vb. Demek ki, evde kurallar problem oluşturuyorsa, şu sorulara cevap aranmalıdır: “Acaba bu prensip veya beklentim çocuğumun yaşına uygun mu? Çocuğum bunu yapabilmek için çok mu küçük? Yaşı artık büyüdü mü?”

Beklentileri belirlerken aklımızda bulunması gereken bazı özellikler olmalıdır. Ana–babanın beklentisiyle çocuğun beklentisi birbiriyle tutarlı olmalıdır. Beklentileriniz tam anlamıyla gerçekleşmezse bile çocuğunuzun çabalarını destekleyin. Ödüller yoluyla olumlu pekiştirme yapabilirsiniz.

Dikkat etmemiz gereken bir diğer husus ise çocuğun şahsiyet ve yeteneklerini hesaba katmaktır; çünkü bazı prensip ve beklentiler çocuğun yetenekleri (veya şahsiyeti) sebebiyle problem haline gelebilir. Meselâ: Bazı çocuklar daha heyecanlı bir yapıya sahiptir ve sabah okula giderken kahvaltı edemezler. Prensip adına çocuğa zorla süt, yumurta gibi besinler yedirmek hem çocuğun yapısına göre ağır bir mideyle okula gitmesine, hem de anneyle sürekli sürtüşmesine sebep olur.

Özel durumları göz önünde bulundurun

Prensip ve beklentilerin uygulanmasında özel durumları göz önünde bulundurmak çok faydalıdır. Meselâ: Prensip adına, hiçbir mazereti kabul etmeden, çocuğa her yemeği yedirme disiplinine girmek, yemek olayını bir güç kavgasına ve problem haline dönüştürür. İnsanların gıda ihtiyaçları o günkü fizyolojik durumlarına göre değişebilir. Çocuk hastalık geçiriyorsa veya o gün bir şeye üzülmüşse, iştahı kapalıdır. Bazı çocuklar belirli besinleri (süt, yumurta, bezelye gibi) yiyemezler. Bunları zorla yedirmek, “her şeyi yemesini öğrenmeli” veya “çocuk süt içmelidir” kuralı adına zorlamak, daha çok nefret etmelerine ve aile ferdi ile de aralarının bozulmasına sebep olur. Verilmek istenen besin ise farklı hazırlama ve sunma şekilleri ile yedirilebilir. (Meselâ: Süt ihtiyacı için: Muhallebi, sütlaç, yoğurt, ayran, peynir, dondurma gibi; ıspanak ihtiyacı için: Börek, yoğurtlu ıspanak, vb.)

Demek ki, çocuğa özdenetim kazandırabilmek için, ev içi prensip ve beklentileri yaptırım gibi görmeden çocuğun yaşı, yapısı ve özel durumlarını göz önüne alarak uygulamamız daha yapıcı olur. Çocuğa kuralların sebebini de izah etmek gerekir. Küçük çocuklar kurallara uymayı çok sever ve isterler. Çocuklar 3–4 yaşından itibaren her şeyin sebebini öğrenmek ister. Özdenetimi geliştirmek için, çocuklara kuralların sebebini izah etmek çok faydalıdır. Böylelikle çocuk prensip uygulayıcının karşısında olmayıp, onun safına geçerek kuralı daha kolaylıkla benimseyebilir. Çocuktan beklediğiniz davranış modeliyle ilgili de açıklama yapmalısınız. “Şöyle yap”, “böyle yap” yerine hangi davranışın ne zaman beklendiği çocuğa açık bir dille anlatılır. Mantığı öğretilmeden uygulanan disiplin faydalı değildir. Açıklama verildiğinde, çocuklar ne yapılıp yapılmaması gerektiğini daha iyi anlarlar. “Sibel, hadi yatağa” yerine “Sibel, televizyonda haberler biter bitmez yatma vakti oluyor, tamam mı?” demek, Sibel’in ne zaman yatması gerektiğini daha açık anlatır. “Yatarken önce pijamanı giyip dişlerini fırçalarsın. Ben de sana ‘iyi geceler’ demeye geleceğim.” gibi bir davranış açıklaması da yatma zamanı Sibel’den ne gibi davranışlar beklediğinizi anlatır.

İsa Halis

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi


Son yorumlar

Anket