Mehtap Kayaoğlu

warning: Creating default object from empty value in /home/kadin/domains/kadinpenceresi.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

İnternet Aşkları...!

Sizlerden gelen maillere bakılırsa “İnternetten kurulan aşk ilişkileri” gündemde… ve bir çok kişinin kafası karışmış durumda sevgili okurlar. Dilerseniz bu konuda bazı açıklamalar yapayım.

İnternetin hayatımıza girmeye başlamasıyla birlikte, internet üzerinden “tanışmalar”, “görüşmeler, “flört etmeler” hatta “aşık olmalar” yoğun biçimde artış gösterdi. Pek çok kişi bu konuda sorular sormaya başladı. Sorular ortak bir çizgiden çıkıyormuş gibi görünse de, farklı zeminlerde cevaplanması gereken ayrıcalıklar içeriyor. İnternet üzerinden yaşanan aşkların aşağıdaki soru formuna cevap vermek istiyorum bugün:

Yaşasın Pazartesi...!

“Yine pazartesi… yine hafta başı… offf bugün canım hiç bir şey yapmak istemiyor…!” içerikli sorular geliyor radyoda pazartesi günleri.

Bir “Pazartesi sendromu” almış başını gidiyor sevgili okurlar.

Daha ziyade öncelikle batılı ülkelerde, duygusal ilişkilerden yoksun kurumlarda çalışan kesim için, “haftanın ilk iş günü” olması ve önünde çalışacak kocaman bir haftanın beklediği kaygısından yola çıkarak başlamış gibi görünüyor. Günümüzde ev hanımları dahil olmak üzere, öğrenciler, memurlar, iş adamları…vs. herkesin şikayet ettiği bir gün olmaya başladı pazartesi.

Aile, 'Gürültü'dür!..

Curcuna... Koşuşturmaca... Kovalamaca... Kavga... Bağrışma...

Akşama kadar başı şişer (!) birçok annenin...

Kimin kimi sevdiği belli değildir evde...

Kimin kime kızdığı...

Kimin kimi çimdiklediği... Hep "o" başlatmıştır tartışmayı...

"Bunu kim böyle yaptı?" diye bağırarak işe başlayınca anne, doğal olarak da suçluyu (!) asla tayin edemez... Çünkü hep "O başlattı anne... Ben hiçbir şey yapmadım..." cevabını alır çocuklarından.

...

Ayyy ne gürültü!..

Senin 'ben'inden, Benim 'ben'ime Yer Kalmadı!

Başkaları için yaşarız...

Onlar için dinleriz...

Diğerleri için çabalar dururuz...

Kendimiz için ne yaparız?

...

En çok yapmaktan hoşlandığınız faaliyetleri gözden geçirir misiniz lütfen?

Kaçımızın yaptıkları, sadece kendisi için seçilmiş?

Olaylara karşı koyduğumuz tavırlar, canımızı sıkan vakalar karşısındaki yorumlarımız... Her şey ama her şey sanki bizim dışımızda programlanmış...

Bugününüz için bir şeyler yapmayı unutmayın…

Bitenler hep can acıtır… neden…?
…çünkü bitenlerin hep bitmemesi gerekenler olduğu düşünülür de ondan…
Bazen de bitenler sevindirir… neden…?
…çünkü bitenlerin hep hayatımızdan gitmesi gerekenler olduğu düşünülür de ondan…

Halk arasında bilinen bir tabir vardır. “Her bitiş, yeni bir durumun başlangıcıdır” şeklinde.
Psikolojide de böyle bir ilke var sevgili okurlar… her ulaşılmak istenen hedef, aslında başka bir şeyin sonudur. Ve aynı durum farklı bir sürecin başlangıcıdır da…
İlk duyulduğunda biraz karışıkmış gibi geliyor.
Diyelim ki hayatımız boyunca bir takım idealler ve hayaller uğrunda koşturduk durduk. Gece demeden, gündüz demeden çalıştık. Kendimize ulaşılacak bir standart belirledik. Bu standart için, aradan geçmesi gereken zaman sürecini hesapladık. Derken yıllar geçti… günler, aylar su gibi akıp gitti… ve… ve sevindirici sonuç…! “Nihayet oldu…!” işte tam da istediğimiz yerdeyiz…
İnsan organizması ve yaşamın kurulum mantığı çok ilginç. Bir yandan üretiyoruz, uğraşıyoruz, koşturuyoruz, didiniyoruz, yoruluyoruz… ama… ama üretirken aslında başka şeyleri de tüketiyoruz.

Olan Evdekilere Olur!

Olan Evdekilere Olur!

Dışarıda tepemiz atar… Gelip evde hanımı haşlarız…

Öğretmen moralimizi bozar… Gelip eve kardeşimizi paylarız…
İşyerimizde moralimiz bozulur… Gelip evdeki çocuklara bağırırız…
Arkadaşlarımızla işler yolunda gitmez… Gelip evde annemize çatarız…
Gücümüz yetmeyip birileri tarafından tartaklanırız… Gelip evde ablamıza kızarız…
Ofiste elemanlarımıza kızarız… Gelip evde babamıza surat asarız…

Dışarıda bir şey olur… Ama olan hep evdekilere olur…!


Oysa en yakınımızdaki, en yanımızdaki, en içimizdeki, hep en iyi anlamaz mı bizi?

Selma’nın suçluluk duygusu !

Psikolog / Psikoterapist
Mehtap Kayaoğlu
"Öpücük kutusu" adlı kitabından

Selma’nın suçluluk duygusu !

Selma, 6 çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğuydu, bana geldiğinde 8 yaşındaydı. Selma'nın onu psikolojik olarak susmaya iten, "seçici konuşmazlık" dediğimiz sürece getiren olaylar beş yaşındayken başlamıştı.

GÜRÜLTÜ YAŞAMDIR…!”

Curcuna… koşuşturmaca… kovalamaca… kavga… bağrışma…

Akşama kadar başı şişer (!) birçok annenin…

Kimin kimi sevdiği belli değildir evde…

Kimin kime kızdığı…

Kimin kimi çimdiklediği… Hep “o” başlatmıştır tartışmayı…

“Bunu kim böyle yaptı?” diye bağırarak işe başlayınca anne, doğal olarak da suçluyu (!) asla tayin edemez… Çünkü hep “O başlattı anne… Ben hiçbir şey yapmadım…” cevabını alır çocuklarından.

Hangisi daha önemli?

İnsanların birbirine tahammüllerinin bitmeye başladığı bir hayata adım atıyoruz yavaş yavaş. Hatta belki de hızla. Değişen ne, farklılaşan ne diye baktığımızda görüyoruz ki, insanların “ihtiyaçları”nın boyutu değişmeye başladı.

İnsan davranışlarının temelinde “ihtiyaçlar”ı yatar sevgili okurlar.

“İhtiyaç”lar, insanları “davranış”a yönlendirir.

Hangi ihtiyacımız değişti ki, bizler kibar olmaktan vazgeçip, haklı olduğumuzu ispatlamak için birbirimizi incitmeye başlar olduk…!


İçinde bulunduğumuz hayat değişti. Yaşam şartları değişti. Sosyalleşme sürecimizdeki ilkeler, doğrular ve idealler değişti. Öyle çok şey değişti ki, sonunda en “insan olan yanlarımız” avuçlarımızın içinden kayıp gitmeye başladı… ve bizler hiçbir şey yapmadan izlemek zorundakaldık.

Önceden eve gelen misafir çocuk, evladımızın elinden oyuncağını aldığında evde kıyamet kopmazdı.

Çocuğunuzu siz büyütmezseniz başkaları büyütüyor…

Bundan çok değil on yıl kadar önce 10-14 yaşlarındaki kız çocuklarının nasıl giyindiklerini hatırlıyor musunuz…? Genellikle cicili bicili tokaları, fırfırlı etekleri olurdu… kılık kıyafetlerinden henüz çocuk olduklarını anlardık… onları tanımakta ve yaşlarını algılamakta hiç mi hiç zorluk çekmezdik. Yetişkin giysilerinin aksine, giysi biçimleri onların masumiyetini ve yapısal büyümemişliklerini sembolize ederdi.

Özel günleri olduğunda – mezuniyet gibi, yakın bir akrabalarının düğünü gibi- en şirin giysiler kız çocuklarınınki olurdu. Çıtı pıtı genç kızlar veya henüz çocukluktan kurtulamamış tavırlar hep devredeydi.

…düğünlerde veya eğlencelerde sahneye çıkıp oynadıklarında sevimli görünürlerdi. Yaptıkları figürler, çevreyi eğlendirip, yüzlerde gülücük oluşturmaktan öteye gitmezdi. Onlara her bakışımızda içimizdeki çocuğu görmüş gibi olurduk… “ahhh ahhh…şimdi onların yerinde olmak vardı…!” dercesine iç çekiştirirdik…

Bugün…? Yani günümüzde…?

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

lezzet vadisi

Son konular

- Deri Pantolon Kombinleri 2013-2014
- Faizsiz Evlilik Kredisi Nasıl Alınır,Kimlere Verilir
- Bitkisel Doğal Parfüm ve Masaj Yağı Yapılışı Seda Sakacı
- En Çok Yapılan Makyaj Hataları
- Polikistik Over Hastalarına Özel Diyet
- Mihrimah Sultan'ın Hayatı
- Zayıflatan Baharatlar
- Diyanet Rüya Tabirleri Kitabı
- Çikolata Kisti Artık Korkutmayacak
- Yağ Yakici Besinlerle Kolay Kilo Verin
- Adet Düzensizliği Nedenleri
- Metabolizmanız Yavaş mı Çalışıyor
- Diyanet'ten Anne Sütü Bankası Yorumu
- Çocuk Gelişimi İçin Önemli OLan Vitaminler
- Hurma Zayıflatıyor mu
- Topuklu Ayakkabı Giymenin Zararları
- Kıvırcık Saçlara Bakım Nasıl Yapılır
- Kış Aylarında Saç Bakımı Nasıl Yapılır
- Sharon Stone Diyeti
- Aldatma ve Aldatılma Psikolojisi
- Vajinasız Doğan Kız Çocukları Tedavi Edilebiliyor
- Uzun ve Düz Saçların Bakımı Nasıl Yapılır
- Tüp Bebek Kaç Kez Denenir
- Ofiste Çalışanlara ÖZel Makyaj Önerileri
- 3 Günde 1 Kilo Vermek İstermisiniz
- Dr. Ayça Kaya'dan Yeni Yıl Diyeti
- Kadınlar Artık Zengin Eş İstemiyor
- Müzik ve Video Oynatma Özellikli LCD Ekranlı Parfüm Şişesi
- Regl günü nasıl hesaplanır
- Her Ay Bir Beden İncelmek İstermisiniz
- Erkekler Hangi Kadınlardan Korkuyor
- Diyet Yaparken Yapılan Hatalar Kilo Vermeyi Engelliyor
- T.C. Kimlik No Doğrulama
- T.C. Kimlik Numarası Sorgulama
- Medeczane SGK E-Reçete Girişi
- Önemli Linkler
- Nişanlılık dönemi çok uzun sürmemeli !!!
- Karbonhidrat Kısıtlaması Daha Çabuk Kilo Verdiriyor
- Susam Yağı İLe Saç Bakımı
- Polikistik Over Nasıl Anlaşılır
İçeriği paylaş