Tabunun ve taassubun çeşitli karşılıkları vardır, herkesin sözlüğünde. Ama yine de herkes kendi sözlüğünün kelimelerine bakar ve okuduğu her kelimeden yine kendine göre manalar çıkarır...
Hâlbuki... Tabular; tabutlar gibidir, dimağların dışında...
Düşüncelerse, bu tabut içinde kalmış sinek!
Hayal, tabutun “dışını da” merak etmek... Merak etmekse; korku ile yüzleşmenin kayığı!
Hayal et... Merak et... Ki, korku ile büyüme; çünkü korkunun, ecele faydası yok!
*
Ecel; ‘öcü’dür çoğuna göre;
Çünkü “öcüleri öldürenler” için uysallaşıyor ancak, ölüm!
*
Bir deniz feneri yine deniz feneridir ve bir meydan heykeli yine meydan heykelidir; sis içinde de, güneş altında da!..
Altın ise altındır; bileklerde ışıldarken de, bulunmamış define sandığında da... Yani, gerçek olan, zaten gerçektir...
İnsan, güle benzer; gülse insana!..
*
İnsanların çoğu, diken doludur; Isparta gülü gibi... İnsanların çoğu, az katmerlidir; Isparta gülü gibi... İnsanların çoğu, pembe çiçeklidir; Isparta gülü gibi...
İnsan, güle benzer yani;
Gülün insana benzediği kadar!
*
İnsana benzeyen Isparta gülleri gülümserken bahçelerde; birer, onar, yüzer, biner toplanır yaprakları...
Binlerce yaprağı bile bir kilo gelmez çiçeklerin... Ama gereken; binlerce kilo gül yaprağıdır...
Bunun için toplanır ve toplanır ve toplanır taze çiçekler...
*
Sonunda büyük imtihan başlar: Kaynayan suyun buharı...
Tam dört ton... Yani dört bin tane bir kilo gül yaprağı, buharda damıtılır; bir kilo gülyağı için...
Dikeni bol gülün yaprağı damıtılınca, 4 binde bir oranında gül esansı kalır da geriye;
...acaba insandan kalacak olan, nedir?..
*
Gülümse
Önce, rahat olmayı dene...
Ben, bir karış mesafeden, gözbebeklerinde
kendi mimiklerimi ve tebessümümü görerek,
bu tonda konuşuyorsam seninle;
Gülümsemeni beklemeye hakkım var, degil mi? ..
Kendini iyi hisset... Ve gülümse.
* * *
Gülümseyen insanlarla mı yoksa!
Gülümsemeyen insanlarla mı vaktin geçirmek isterdin?
Işyerinde, verimin yükselir miydi
yüzüne bakığın herkes gülümsüyor olsaydi?
Ve sokaktaki problemler insanlar gülümsediginde mi gülümsemediğinde mi
daha kolay çözüme ulasirdi?
Kendini iyi hisset... Ve gülümse.
Gülümsediginde kendini daha da iyi hissedeceksin.
Gece Olabilir Şu Anda Senin İçin Fakat Beklersen Güneş Doğacak..
Bir günün;
Yarısı gündüz, yarısı gece...
Gecenin yarısı yıldızlı, yarısı karanlık; gündüzün yarısı güneşli, yarısı bulutlu...
Dünyanın;
Yarısı kara, yarısı deniz...
Karanın yarısı kaya, yarısı toprak; toprağın yarısı mümbit, yarısı çorak...
Senenin;
Yarısı yaz, yarısı kış...
Yazın yarısı ferah, yarısı kurak; kışın yarısı ılık, yarısı “donak”
Bir ömrün;
Yarısı gençlik, yarısı ihtiyarlık...

Çocuklara sorsanız; büyüyünce ne olacaklarını...Bir kısmı, biraz düşünür ve şunu der:Dede olacağım...
*
Çünkü, diye izah ederler sonra...
Çünkü dedelerin ceplerinde o kadar çok şeker vardır ki; kendilerinden artanlar çocuklara bile yeter!
.....
Siz, çocukken ne olmak isterdiniz?
*
Fakat çocuklar iki şeyi bilmez...
Birincisi şudur: Her dede şeker yiyemez...
İkincisi ve en önemlisi ise; her dedenin ceplerinden şeker bulunmaz!*
Su gibi...
Şimdi sen “su” olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok, tükenmez...
İnanıyorum ki gerçekten de öylesin.
Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın.
Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...
Unutma;
Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin...
Gürültünün parçası olursun sadece!..
Son yorumlar
2 gün 21 saat önce
4 gün 22 saat önce
1 hafta 5 gün önce
1 hafta 6 gün önce
1 hafta 6 gün önce
1 hafta 6 gün önce
1 hafta 6 gün önce
1 hafta 6 gün önce
2 hafta 11 saat önce
2 hafta 11 saat önce