Mahpus
kalem şunu sorar:
"Dilsiz ağız neye yarar?"
Konuşmak yok,
yazmak yasak,
Fikirlere kelepçe var!..
Hakkı hakça
yazamazsın,
Düşmanına kızamazsın,
Müslüman'ca gezemezsin,
Hüküm budur, budur karar!
Düzen bozucu yazarı,
Kızıl, hain hilekarı
Bin maskeli sahtekarı
Acep hangi
merci sorar?..
Maskeleri indir şöyle,
Sen yaz hele hakkı
söyle
Savcı beyler işte böyle
Mikroskopla bir suç arar.
Taştan oyma zindanlara,
Kirli, kara tavanlara,
Kedi gibi sıçanlara
Sabretmezsen sana zarar!..
Sen mahkumsun,
fikrin mahpus
Emir serttir: "Konuşma, sus!.."
"Söz ve yazı
bize mahsus,
"Kanunlar tek bize yarar!"
Sabredersen Şule eğer,
Bir gün davan arşa değer.
Anladım ki en son meğer
Nehdiyye Hatun, Nehd b. Zeyd oğullan içinde doğan bir cariye idi. Abduddar Oğullan kadınlarından müşrik bir kadının kölesi olmuştu.
Nehdiyye Hatun´un müslüman olduğunu öğrenen müşrik Sahibesi, ona işkence yapar ve «Vallahi, seni azdıranlardan Muhammed´in Ashabından birisi satın alıp azad etmedikçe, elimden kurtulamayacaksın!» derdi.
Nehdiyye ve kızı, Allah yolunda, işkenceye uğratılanlardandı. Nehdiyye´nin kızı da, o kadın´ın eline düşmüştü.
Müşrik kadın, bir gün, bu iki kölesini, biraz un´la yollayıp kendilerine: «Vallahi, sizi asla âzâd etmeyeceğim!» dediği sırada, oradan, geçmekte olan Hz. Ebû Bekr: «Ey fülanın annesi! Yemininden vaz geçi» dedi.
Zeyd İbn Harise´nin hanımıydı. Müslüman olup Rasûlüllah´a (S.A.V) bey´at etmiştir. Peygamber (S.A.V) onu ziyaret ederdi.. Ummu Mübeşşîr bir gün kendisine ait hurmalıktayken yanına Rasûlüliah (S.A.V) geldi. Rasûlüliah sordu :
?Buradaki ağaçları kim dikti? Müslüman mı, kâfir mi? Ummu Mubeşşir:
? Müslüman, diye cevap verdi. Peygamber [S.A.V) : -
? Bir müslümanin diktiği ağacın meyvesinden, ektiği ekinin mahsulünden herhangi bir insan bir kuş veya herhangi bîr hayvan yese, o ağacı diken veya o ekini eken için mutlaka sadaka olur, buyurdu.
Câbir İbn Abdillah şöyle rivayet eder:
Kendisiyle evlenmek isteyen Ebû Talhâ´dan mehr olarak müslüman olmasını isteyen ve Rasulüllah´ın : «Cennet´e girdim. Bir ayak sesi duydum. Bu nedir? dedim: Bu «er-Rumeysâ Bint Milhân´dır» diye cevap verdiler» buyurduğu cennetlik sahâbîdir...
Neccar oğullarından Milhan b, Hâlid´in krzı ve Ummu Harâm´ın k z kardeşi olan ve künyesi Ummu Süleym olan sahâbînln ismi; Gumeysâ veya Rümeysâ´dır. Ummu Süleym, Mâlik b. Nadr´ia evli idi. Enes b. Mâlik bu evlilikten doğmuştur...
Er-Rumeysa evinden ayrılmakta olan oğlu Enes İbn Malik´i uğurlamak İçin ayağa kalktığında, Rasulüllah´m şehri, (Medine) ay ışığına boğulmuştu. Ummu Süleym oğlunu kucaklayarak:
Yüce Sahâbî Sehl İbn Sa´d´ın kızkardeşidir.. Müslüman olup Beni Saide kadınlarından bir grupla birlikte bey´atettj.. Kabileler Medine´yi kuşattığında Sehl Bint Sa´d, Ummu Âmir el-Eşheliyye´nin içinde yemekle gönderdiği bir tabağı Rasûiüllah´a [S.A.V) götürdü. Rasûlüllah (S.A.V) çadırdayken yanında Ummu Seleme de vardı. Ummu Seleme ihtiyacı kadar yedikten sonra Peygamber (S.A.V) dışarı çıktı ve Rasûlüllah´ın (S.A.V) tellâlı şöyle seslendi :
? Akşam yemeğine gelîn.
Hendek savaşında bulunanlar tabaktan doyuncaya kadar yediler. Ama tabak olduğu gibi duruyordu.
Sehfe Bint Sa´d es-Saidiyye :
? Yâ Rasûlellah! Kadın kocasının gözüne gireeck birşey yapabilir mi? diye sordu.
Peygamber (S.A.V) :
Rufeyde el-Eslemiyye ki müslüman olup Rasûiüllah´a (S.A.V) bey´at etmiştir. Yaralıları tedavi etmek üzere Rasûlüllah´la (S.A.V) birlikte savaşa çıkıyor ve kendini kimsesiz müsiumanlara hizmete adıyordu. Kabîleler gelip Medine´yi kuşattıklarında Hibban İbnu´l-Arika Evs´in lideri Sa´d İbn Muaz´a bir ok atmış o da kolundaki ana damarı koparmıştı. Rasûlüllah (S.A.V) Sa´d´in kavmine:
? Yakından ziyaret edebilmem için onu Rufeyde´nin çadırına götürün, dedi.
Rufey´de Sa´d İbn Muaz´ı tedavi etmeye başladı.. Peygamber (S.A.V) akşamleyin Sa´d´a uğruyor ve ona :
?Gününü nasıl geçirdin? diye soruyordu. Ona sabahleyin uğruyor ve :
Yüce sahabî Enes İbnu´n-Nadr´ın kızkardeşi ve Rasûlüllah´m hizmetkârı Enes İbn Malik´in halasıdır. Müslüman oldu ve Rasûlüllah (S.A.V) Medine´ye gelince bey´at etti. O, Harîse İbn Suraka´nın anne-sidir.
Er-Rubeyi´ Bintu´n-Nadr anlatır:
? Bana Harise´nin ölüm haberi geldiğinde RasûlüMah´a (S.A.V) gittim ve ona şöyle dedim: Yâ Rasûlüllah! Harise´nîn benim yanımdaki yerini bilirsin. Eğer o cennetteyse sabreder, Allah´tan sevabını beklerim. Cennette değilse, çok ağlarım ve sen benim ne yapacağımı biliyorsun.
Peygamber (S.A.V}:
? Umma Harise (er-Rubeyyi)! Cennet bir tane değildir. Birçok cennet vardır. Harise cennetlerin en üstünündedir.. O, Firdevs´tedlr.
Esma b. Yezîd {r. anhâ)nın amcasının oğlu Muaz İbn Cebel müslüman olunca, ona İslâm´ı ve Muhammed´in davet ettiği şeyi sordu. Muaz ona Kur´an-ı Kerîm´den âyetler okudu. Onun (S.A.V) tek olan ve ortağı olmayan Allah´a.İbâdete ve iyiliği emrederek kötülüğü yasaklı-yarak putlara tapmamaya davet ettiğini söyledi. Esma (r. anhâ) Rasû-lüllah´a gelip müslüman oldu ve bey´at etti. Bey´at ettiği sırada kollarında iki altın bilezik vardı .Rasûlüllah (S.A.V) onların parıltısını gördü ve şöyle dedi:
? Esma! Bilezikleri,at. Allah´ın sana ateşten bilezikler takmasından korkmuyor rıusuh?
Esma onları attı ve onlara ait hiçbir eser göremedi. Sanki yer yarılmış, onları yutmuştu. Onları kimin aldığını anlıyamadi.
Ummu Kulsum´dan sonra, annesi Ervâ bint-i Küreyz de, Medine´ye hicret edip geldi.
Ervâ´nm annesi, Peygamberimizin halası Beyzl bint-i Abdul-Muttalib´ti.
Ervâ; Mekke´de, ilk sıralarda, Talha, Ammar b. Yâsir, Hz. Ebû Bekir, Zübeyr b. Avvam ve Abdurrabman b. Avf1 in anneleriyle birlikte Müslüman olmuştu.
Ervâ, câhiliyet devrinde, önce, Affan b. Ebil´As ile evlenmiş, ondan Hz. Osman´la Âmine isminde iki çocuğu, sonra, Ukbe b. Ebî Muayt´la evlenip ondan da, Velid, Umâre, Halîd, Ummu Kulsum, Ummu Hakîm ve Hind ismindeki oğulları ve kızları olmuştu... [1]
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Abdulaziz eş-Şennavi, Sahabe Hayatından Tablolar (Hanım Sahabiler), Uysal Kitabevi: 444.
Tek başına Allah´a ve Rasûlüne hicret için evinden kaçan muhacir sahâbî Ummu Kulsum (r. anhâ)...
Ümmü Külsüm; Peygamberimizin, Mekke´deki azılı düşmanlarından Ukbe b. Ebî Muayt´ın kızıdır.
Ümmü Külsüm´ün annesi, Ervâ bint-i Küreyz´dİr. Ervâ, Hz. m da, annesi idi.
Ümmü Külsüm, Meke´de Müslüman olmuş ve Peygamberimize bey´at etmişti.
Ana baba ocağından, Müslüman ve muhacir olarak Allah yoluna çıkıp giden Ümmü Külsüm´den başka Kureyşî bir kadın yoktur.
Ümmü Külsüm der kî «Ten´im veya Hashas nahiyesinde kendimize aid olup ev halkımızdan bazısının oturduğu kıra sık sık gider, ı üç dört gün kalır ve ev halkımın yanına dönerdim.
Son yorumlar
3 hafta 6 gün önce
4 hafta 8 saat önce
4 hafta 8 saat önce
4 hafta 6 gün önce
4 hafta 6 gün önce
5 hafta 7 saat önce
5 hafta 3 gün önce
5 hafta 3 gün önce
5 hafta 4 gün önce
6 hafta 5 saat önce