
Kendimi bildim bileli hep yanımdaydın.O güvenli kanatlarının altında ben huzuru güveni tatmıştım.
Bundan tam 8 yıl önceydi.Gözlerini kapatıp bana veda edişin.Bu nasıl bir vedamış ki yüzünü bile unutmak üzereyim."Kişi sevdiğiyle beraberdir" buyurmuş Yüce Nebimiz (s.a.v.),işte bu sözler olmasa,bu umut olmasa,yüreğimin yangınını nasıl söndürürdüm ..
Annesiz bayramlar
Geçenlerde TRT'nin iftar programına konuk oldum. Serdar Tuncer'in Topkapı Sarayı'ndan sunduğu programın seviyesi, kalitesi herkesin malumu. Mukaddes emanetlerin hemen yanı başında yapılıyor çekimler.
Sarayburnu'nun hemen üstünde, sultanların iftar vaktini dualarla beklediği kamelyanın altında. Sohbetin bir yerinde Serdar yüreğimi burkan bir soru yöneltti. 'Galiba Ramazan ayını ilk defa annesiz yaşıyorsunuz.' deyiverdi. Doğru söylüyordu. Vefatından sonra ilk defa Ramazan'ı idrak ediyordum. Bu sual üzerine söyleyecek ne makul sözüm kalmıştı; ne de yapacak makbul bir yorumum. Kem küm etmekten başka çarem yoktu. Nasıl diyebilirdim ki 'Kaybettiğim günden beri onu dayanılmaz bir hasretle anıyorum.' Nasıl ifade edebilirdim ki (ve izah ederken nasıl gözyaşlarıma hâkim olabilirdim ki) onu hâlâ yaşıyor sanarak sık sık telefona sarılıp hal hatır sorasım geliyor..
Hayat üç adım
Doğulası ben
Yaşanası ömrün
Gidilesi cenazem
Hayat üç adım
Çığlığım
Gülüşüm
Susuşum
Hayat üç adım
Kundağım
Dünyalığım
Kefenim
Hayat üç adım
Gelişim
Duruşum
Gidişim
Hayat üç adım
Alışılmamış
Alıştırılmış
Alışkanlıklarım
Hayat üç adım
Emekledim
Yürüdüm
Öldüm
Hayat üç adım
Her an üçüncü adımlayım
Üçüncü adım
Ölümlü
Apansızın gelen ölümdür hayat
Ölümü hissettiğin kadar hayattasındır
Bir soluklanma anı kadar uzun
Güneşin batışı kadar kısadır
Kuş uçmaz sılaya uçunca ebabil hayalin
Arkadaşı olursun maviye özleminin…
Saçlarını ay ışığıyla ören mahkûmun
Gurbetinde pıhtılaştığı rüyada ararsın kendini
Doğan Cüceloğlu' nun,eğitimdeki katılımcılarla aralarındaki konuşma:
Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
Allah'a şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok.
Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?
Cevap neredeyse otomatik olarak çıkar: Ölüm.
"Anne girdin düşüme./ Yorganın olsun duam;/ mezarında üşüme." (N.F.Kısakürek)
Annenin çocuğuna karşı şefkat duygusu daha o bedenine düştüğü andan itibaren başlar. Artık anne onun için yer, içer ve uyur. Canına can katılmıştır ve taşıdığı emaneti birken iki olmuştur.
Bebek dünyaya geldikten sonra ise artık tüm kaygıları, endişeleri, sevinç ve hüznü onun üzerinden olur. Artık iki kez korkar, iki kez umutlanır, iki kez hayal kurar, iki kez endişelenir. Hayata dair tüm planları, bakış açısı çocukları üzerinden şekillenir. Çocuk sayısına göre katlanır.
Son yorumlar
3 gün 2 saat önce
3 gün 2 saat önce
2 hafta 2 gün önce
2 hafta 4 gün önce
3 hafta 4 gün önce
3 hafta 5 gün önce
3 hafta 5 gün önce
3 hafta 5 gün önce
3 hafta 5 gün önce
3 hafta 5 gün önce