Allah için evlenen Allah’a dosttur
Evlilik, insanı günahtan koruyan bir kalkandır. Evlilik, el ele verip doğruya koşmaktır. Evliliğe bu açıdan baktığınızda, izdivacın insanı Allah’a yaklaştıran kuvvetli bir vesile olduğu anlaşılıyor.
İnsan, bu dünyaya sadece yaşayıp, zevk ve lezzet peşinde koşmak için gönderilmemiştir. Onun esas gayesi kendisini yaratan Cenab-ı Hakk’ı tanımak, bilmek ve ibadet etmektir. Dünya yolunda yürüyüp ahiret yurduna varmaktır. Bu yüzden müslüman bir şahıs evlenirken Allah-u Zülcelal’in rızasını da en temel amaç edinmelidir.
İnsanlığın mutluluk kaynağı Efendimiz Muhammed Mustafa (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah için evlenip, Allah için evlendiren, Allah'ın dostluğunu kazanır." (Ahmed b. Hanbel)
Hani, nerde o eski bayramlar, nerde o eski günler deriz ya kimi zaman… İşte bunlara bir de, ah nerde o eski sevgiler… Nerde o gerçek aşklar diye sızlanır dururuz. Adiliğin, pespayeliğin, ikiyüzlülüğün dört bir yanı sardığı… Sevgilerin yapay… Aşkların suni olduğu… Her şeyin kirletildiği bir dünyada, gerçek sevgiden, gerçek aşktan söz etmek kolay olmasa gerek.
Kirletildi tüm değerler. Yapmacık baharlarla, suni lalezarlarla süslenmeye çalışılır oldu birliktelikler. Bu kirliliklerden aşk ve sevgi de nasibini aldı günümüzde. “Sevmek dokunmaktır” diye bir felsefe yada daha doğrusu bir safsata koydular ortaya. Böylece, yüreklerde değil bedenlerde gezinip duran şeyin adı sevgi oldu. Flört adı altında, özgürlük namına, iffet ayaklar altına alındı günümüzde.
Adeta bekarlara has bir değer olarak sunulur oldu adı aşk ve sevgi olan kutsal değer. Evliler arasında ise eşler birbirlerine güzel sözlerle hitap etmeyi ayıp sayar
Erkekler bazen öyle sözler söylerler ki duyduklarınıza inanmakta zorluk çekersiniz. Fakat suçu sadece onlara atmak marifet değildir. Çünkü erkeklerin de duymaktan hoşlanmadığı sözler vardır.
Ay çok şirin
Siz eşinize iltifat etmeye çalışıyor olabilirsiniz; fakat şunu bilmenizde yarar var: erkekler ‘şirin’ sözcüğünden nefret ederler. Eşiniz şık bir kıyafetle karşınıza çıktığında ona ‘çok şirin olmuşsun’ demek erkeklik gururuna hakaret etmek anlamına gelebilir. Bu nedenle ‘şirin’ sözcüğünü mümkün olduğunca az kullanmalısınız.
Konuşmamız gerek
Bu iki kelime erkeklerin arkasına bakmadan kaçmak için yer arayacağı kelimelerdir. Bu nedenle eğer bir sorununuzu paylaşmak için konuşacaksanız direkt olarak ‘konuşmamız gerek’ demeyin. Konuya girmek için uygun anı kollayın ve beklemediği bir anda konuyu açın.
Hiç dönüş bileti olmayan bir otobüsün içinde yolculuk yaptın mı?
O vakitlerde, içini ısıtacağını inandığın çay, sıcak bir tebessüm ve bir çift söz işe yaramaz. El sallamalar, ardından dökülen sular, veda sözleri, gözyaşları anlamsızdır. Duymak istediğin tek bir nida vardır: Ezan… ”
Sene 1999… Nevin’in İlk mektubu bu cümlelerle doluydu. Bir evlilikle değişen sadece soyadı olmamış, hayatının akışı, mektup adresi, alış-veriş alışkanlıkları, dostları, ibadetleri, okuduğu kitaplar, yürüdüğü asfalt, her gün öfkelendiği trafik, lisanı, yemek alışkanlıkları, aynadaki yüzü, çeşmeden akan suyu, apartman boşluklarından duyduğu sesler… Sokakta oynayan çocuklar… Ve daha neler, neler… Değişmişti.
Dayanabilir miydiniz bunca değişime?

Yeni evli bir çift vardı.
Evliliklerinin daha ilk aylarında,
bu işin hiç de hayal ettikleri gibi
olmadığını anlayıvermişlerdi.
Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi.
Son zamanlarda o kadar sık olmasa da,
evlenmeden önce sık sık birbirlerini
çok sevdiklerine dair ne kadar da
dil dökmüşlerdi.
Ama şimdilerde, küçük bir söz,
ufak bir hadise aralarında orta çaplı
bir kavganın çıkasına yetiyordu.
Bir akşam oturup ilişkilerini
gözden geçirmeye karar verdiler.
Her ikisi de, boşanmayı
istememekle beraber, işlerin böyle
gitmeyeceğinin farkındaydılar.
Erkek, "Aklıma bir fikir geldi" dedi.
"Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer
Bir yazida okudum diye hatirliyorum “Eskiden, evlendigimizde her sey elimizin altinda olmazdi. Evin ihtiyaçlari zaman içerisinde alinir, böylelikle her alinan yeni esyayla beraber evde bir sevinç olurdu. Bu sevinç ise insanlari birbirine daha çok baglar, muhabbeti ziyadelestirirdi. Ama simdi durum öyle degil ne yazik ki! Gelin ve damat yeni evlerinin kapisini açinca içeride igneden iplige her seyi hazir buluyorlar. Ekmek kizartma makinesinden, bulasik makinesine kadar her seyleri var. Fakat bu hazira konma bundan sonrasi için tehlikeli. Her türlü lükse sahip, birbirine daha yeni yeni alismaya çalisan ve ayni evde yasamaya mecbur iki yabanci insan, evlerinde olan seylerin tüketimi bittikten sonra belli bir tatminsizlik içine giriyorlar. Bu da evlilikte istenmeyen sonuçlari dogurabiliyor.”
Belki yüzde yüz doğruyu yansitmasa da genel açidan bakarsak gerçeklik payi var bu yarginin.
Uzun süreli bir ilişkiden sonra romantik anların azaldığını hatta yok olduğunu mu fark etmeye başladınız? O zaman romantizmi ayakta tutmanın yollarına göz atsanız iyi olacak...
Bütün ilişkiler, istisnalar hariç, romantizmle başlar. Çiçekler, kartlar, mektuplar hepsi art arda gelmeye başlar fakat bir gün gelir artık ne çiçek gelir, ne kart yazılır, ne mektup. Bu sadece sizin ilişkinizde değil çevrenizdeki herkesin ilişkisinde böyledir. Peki bu doğal bir süreç mi? Kendine uygun birini arayan ve bulduğunda da kaybetmek istemeyen erkek ve kadın gün geliyor da nasıl böyle yabancılaşıyor?
Hepimiz yaşadığımız süreç boyunca Cenab-ı Hakkın bize verdiği roller ve kazandığımız sıfatlarla var olmaya çalışırız. Rollerini hakkıyla yerine getiren bireyler hem kendi dünyalarında, hem de ötekinin dünyasında var olan kısmıyla karşısındakine huzur ve mutluluk verir.
Bazen yaşadığımız herhangi bir olay ya da durum kasıtlı veya gayri ihtiyarî olarak rolümüzü yerine getirmeye engel olabilmekte. Örneğin, OKS ya da ÖSS sınavına hazırlanan gençler ailelerin de onlara verdiği destekle sadece öğrenci olma rolünü üstlenirler. Kısmen de bu durum öğrencinin işine gelir. Çünkü öğrencilik sıfatının ona yüklediği rolle sadece derslerini çalışarak diğer rollerinin getirdiği sorumluluklardan kurtulmak ister. Biz buna psikolojide “ikincil kazançlar” diyoruz.
Son yorumlar
3 gün 2 saat önce
3 gün 2 saat önce
2 hafta 2 gün önce
2 hafta 4 gün önce
3 hafta 4 gün önce
3 hafta 5 gün önce
3 hafta 5 gün önce
3 hafta 5 gün önce
3 hafta 5 gün önce
3 hafta 5 gün önce