Mahremiyet

Üşüyoruz!!!

Bir kutup ayısı öyküsü vardır, şöyle:
Yavru kutup ayısı annesine sokulur ve sorar:
- Anne, senin annen de kutup ayısı mıydı?
- Evet yavrucuğum.
- Peki onun annesi?
- Evet yavrucuğum.
- Peki anne, babamın annesi babası da kutup ayısı mıydı?
- Evet yavrum.
- Peki onların anne babası da mı?
- Evet yavrum. Nedir bu merak, niye soruyorsun? Bizim sülalemiz binlerce yıldır kutup ayısıdır.
Yavru kutup ayısı biraz daha sokulur annesine ve der ki:
- Ama anne, üşüyorum!
İklimden, üşümekten, mevsimden, "mevsimlerin insana yaptığı fenalıklardan" ne zaman söz açılsa, yavru kutup ayısı sorularıyla, "ama anne..." deyişiyle, "üşüyorum" vurgusuyla gelir oturur karşıma.
Her fırsatta, herkese bu sevimli öyküden söz etmekten kendimi alamam.
Üşüyoruz ve sebepsiz sanıyoruz üşümelerimizi.
Vakt-i evvelde yalnız üşürdük. Şimdi, topluca üşüyoruz.

Evlilik özel bir yaşam biçimi… Mahremiyetlerin paylaşıldığı…

Tv karşısında uyuyakalan kocalar...!

“Televizyon karşısında uyuyan kocam için ne yapabilirim Mehtap Hanım? Lütfen yardım eder misiniz? Yatağına gidip uyumasını defalarca söyledim. Ama evde aldığımız bu kurala uymuyor.” şeklinde soru bir soru geldi.

Önce üzerine bir battaniye örtün… Ki üşümesin… Üşütüp hasta olmasın… Uyuyanın üzerine kar yağar demişler.

Bu konuda gelen soruların çokluğuna bakılırsa, kapalı kapılar ardında yaşayan eşlerin çoğunun, ekran karşısında uyukluyor olması gerekir!

Konuyla ilgili benzer içerik


Son yorumlar

Anket

İçeriği paylaş