Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış. "Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir" diye başlıyor.
- "Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyormuyuz?" diye soruyor...Sonra anlatmaya başlıyor:
- "Sevgi üç türlüdür!.."
Birincinin adı "Eğer" türü sevgi!.. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar..
Örnekler veriyor: Eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim. Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim. Toyotome "En çok rastlanan sevgi türü budur" diyor. Bir şarta bağlı sevgi.. Karşılık bekleyen sevgi.. "Sevenin,istediği birşeyin sağlanması karşılığı olarak vaad edilen bir sevgi türüdür bu" diyor yazar..
Hadi her şeyi bir kenara bırak...bir mum yak...kapat gözlerini ve bütün “keşke”lerinle yüzleş bugün...
Hayatın sana küstüğü anları düşün ve onlara neden olan “keşke”lerini... hadi yüzleş... yüzleş ki; her “keşke” yi bir “iyi ki”ile sıvayabilesin.yüzleş ki yarın “ben bugün yeniden doğdum”diyebilesin.
Yaşamın senden aldıklarını...senin ondan çaldıklarını...her şeyden
öte yaşadıklarını düşün...her “keşke”nin yerine bir iyi koy yaşadığın
anlara ve anları böl yıllara...hadi “keşke”lerini say, senin için yüzlerce “keşke”nin karşısına bir “iyi ki” koy yaşanan anlara inat... hadi tart...
ve düşün hangisi ağır diye.
Ne çok şey almıştır zaman ve ne çok şeyi tüketmiştir farkına varmadan. insan en çok kaybettiği değerler için ağlar ve en çok yitik zamanlarda bıraktığımız “keşke”leri yaşarız ömrümüzde. ne çoktur dilimizdeki yeri ne çok anlam saklarız bu tek kelimede, ne büyük bir
Adamin biri bilge bir kral olmakla ün salmis kralin yanina gider. Krala
sunu
sorar "Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var midir?" Kral "Elbette"
der
"Kaç bacagin var senin?" Adam soruya sasirarak "Iki efendim" der. Kral
"Pekala, tek bacaginin üstünde durabilir misin?" "Elbette" diye cevap verir
adam. Kral "O halde hangi bacagin üstünde duracagina karar ver". Adam biraz
düsünür ve sol bacagi üstünde durmaya karar verir. "Tamam" der
Geçen kış, yakın arkadaşlarımdan genç bir çiftin deniz kenarındaki evlerinde, yetmiş yaşlarında olağanüstü bir emekliyle tanıştım. Bir üniversitede profesördü. Yemekten sonra dördümüz deniz kenarında yürüyüşe çıkmayı kararlaştırdık. Fakat sert bir rüzgar evi sallamaya ve pencereleri tıkırdatmaya başlayınca bu isteğimiz bir saman alevi gibi sönüverdi.
Ev sahibemiz “Affedersiniz ama beni bu havada hiç kimse yürüyüşe çıkartamaz” dedi. Eşi de “Haklısın ateşin yanında televizyon seyretmek varken dışarıda üşütüp şifayı kapmanın ne anlamı var?” diyerek eşine destek verdi.
Onları yapmak istedikleriyle başbaşa bırakıp çıktık. Arabalarımızın yanına gelince profesörün arabasının bagajını açıp bir balta çıkardığını gördüm.
Seni Seviyorum Diyebilmenin Güzelliği Sevmek...Yaradanın bize bağışladığı en yüce duygulardan bir tanesi... Yaşamımıza renk katan yegane şey. Sevmek ve sevildiğini hissetmek, hissettirmek. Sevmek... her şeyi, dünyayı, yaşamayı, insanları, kuşları, çiçekleri, denizi, suyu, herşeyi, kendimizi bir de. Biz ulus olarak sevgi dolu insanlarız aslında, yüreğimiz hep bu ışıltılarla dolu. Ama sevgimizi dile getiremiyoruz yeterince. Hep içimizde, yüreğimizde saklı tutuyoruz, nedense kullanmayıp saklıyoruz. Halbuki ne güzel iki kelimedir “ seni seviyorum ” diyebilmek.
Alışkanlıklarınızda ve yaşam stilinizde birkaç değişiklik yaparak, belki de 100 yaşına kadar sağlıklı ve mutlu yaşamak elinizde! İşte uzmanların açıklamalarına göre ömrü uzatan 5 alışkanlık... Bunları yaparak ömrünüze ömür katabilirsiniz...
Günde Azar Azar 5 Öğün Yiyin
Günde 5 defa küçük porsiyonlarda yemek yiyin. Vücudunuzun kan şekerini, enerjisini ve ihtiyacı olan besinleri almış olursunuz. Az yiyerek, kalp krizi risklerini ve sindirim sorunu gibi metabolik hastalıkları önlemiş olursunuz.
Asansör Kullanmak Yerine Merdivenlerden Çıkın
Daha az gerginlik, daha fazla dinginlik mi hissetmek istiyorsunuz? Ya da daha motive olmak mı? Renklerin ruhunuz üzerindeki etkilerini keşfedin, hissetmek istediklerinizi yaşayın.
Renklerin insanlar üzerindeki etkileri popüler mitlerden ibaret değil. Bunun böyle olmadığını son yapılan bilimsel araştırmalar da gösteriyor. Buna göre psikolojik etkisi olan dört adet renk bulunuyor. Kırmızı, mavi, sarı ve yeşil. Kırmızı bedeni anlatan bir renk, mavi akla, sarı duygulara, yeşil ise bu üç his arasındaki dengeye işaret ediyor.
O kadar mutlulardı ki, herkes onlara imrenerek bakıyor, "bu devirde böyle bir aşk hayret" diyorlardı. 10. yıllarına bir kız bir erkek çocukla girmişlerdi.
Fakat o yılın sonunda erkek değişmeye başlamıştı. Eve geç geliyor. Gözü ne eşini ne de çocuklarını görüyordu. Ve bir gün "hayatımı yaşayacağım" diyerek evi terk etti.
Ne eşin gözyaşları, ne çocukların baba hasreti erkeği eski günlere döndüremedi.
Son yorumlar
4 saat 3 dakika önce
4 saat 7 dakika önce
1 hafta 6 gün önce
2 hafta 1 gün önce
3 hafta 1 gün önce
3 hafta 2 gün önce
3 hafta 2 gün önce
3 hafta 2 gün önce
3 hafta 2 gün önce
3 hafta 2 gün önce