Yasemin Yalçın Aktosun

warning: Creating default object from empty value in /home/kadin/domains/kadinpenceresi.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Çiftler "anne"-"eş" dengesini kurulabilmelidir.

Annenizin etkisi altında kalarak eşinize düşman olmayın

Anne ve eş iki önemli varlık. Her ikisi de birey için vazgeçilmez ve vazgeçilmemesi gereken iki önemli insan.

Ancak yapılan en yaygın hata bu iki insanı kendi konumunda değerlendirmemektir. Yani anneniz, size annelik duygusu ile yaklaşacaktır ve sizin bu yaklaşım karşısında vazifeniz evlat rolü ile mukabele etmektir, ancak eşinizin sizin karşınızdaki rolü eş olmaktır ve siz de buna mukabil eş olma rolünüzle karşılık vermelisiniz. Her ikisinin de size yaklaşımı bulundukları konum itibarıyladır.

Sürekli ilk adımı eşinizden beklemeyin

Sürekli ilk adımı eşinizden beklemeyin

Evinizde bir sorun yaşadığınızda konunun çözümlenme aşamasında bir adım geride mi durmayı tercih ediyorsunuz?

Her tartışmanızda barışacak kişinin eşiniz olmasını mı bekliyorsunuz? Şayet bu soruya evet diyenlerdenseniz mutluluğu tam anlamıyla elde etmek için fazlaca vakit kaybetme ihtimalinizin yüksek olduğunu söyleyebilirim. Bazı bireyler birtakım kompleksler yaşarlar. Bunun daha ziyade bayanlarda göründüğünü söyleyebilirim. Bazı hanımlar "ilk adım her zaman erkekten gelmeli" felsefesini benimserler.

Tartışmalar esnasında yapılabilecek en büyük hatalardan biri de tehditlere başvurmaktır.

Her evlilikte tartışmalar olabilir. Hatta bazı evliliklerde tartışmalar çok fazla da olabilir.

Tartışma yoğunluğu ne olursa olsun, saygı çerçevesi aşılmazsa ve karşı tarafın hassasiyetleri kullanılmazsa evlilik açısından çok yıpratıcı olmaz. Bilakis kimi zaman bu tartışmalar yapıcı olduğundan evliliğin seyrini olumlu yönde etkiler. Tartışmalar esnasında yapılabilecek en büyük hatalardan biri de tehditlere başvurmaktır.

Her kayınvalide aynı zamanda bir annedir

Her kayınvalide aynı zamanda bir annedir.Bazı anneler kayınvalide rollerinden ziyade annelik rollerinin gereği olan içgüdüleri ile yaklaşıp çocukları için iyiyi yapmak isterken hatalar yapabiliyor.

Hatta çocuklarının aile huzurunu "zedeleyebiliyorlar". "Aman çocuğum üzülmesin" veya "O ne anlar, benim ona öğretmem lazım!" gibi gerekçelerle müdahalelerin yapıldığı görülüyor. Yani meselenin özünde annelerin çocuklarının evli olduğunu, bir yuvalarının olduğunu ve büyüdüklerini kabul edememeleri yatıyor. Yapılan müdahaleler, evlilik yaşantılarının sağlam zemin ile kurulmasını engeller. Daha doğrusu özerk bir ailenin oluşumunu engeller. Çünkü ortada büyüklerden bağımsız bir aile varmış gibi görünse bile aslında içten içe kayınvalideye bağlı ve onun onayı ile hareket eden ailelerin varolduğu görülür.

Kız veya erkek çocuk beklentileriniz saplantı niteliğinde olmasın.

Her bireyin geleceğe dair birtakım hayallerinin olması çok normaldir.

Evlilik öncesi eş ile ilgili kurulan hayallerin yerini evlilik sonrası çocuk ile ilgili şekillendirilen hayaller alır. Bunların var olmasının bir sakıncası yoktur tabii ki. Ancak bazı bireylerin hayallerine saplantı derecesinde takıldıklarını görürüz. Şöyle ki, sürekli kız çocuk hayali olan bir anne adayı, erkek çocuk ihtimalini hiç düşünmüyor ve dahası bu düşünce kendisini rahatsız ediyorsa duygularını bir süzgeçten geçirmek zorundadır.

"Ah o ilk günler..."

Evliliğinizin ilk günlerine dönmek hiç de zor değil

"Ah o ilk günler..." Sizde ilk günlerinizi özlüyor musunuz? Bu özlemin aslında eşlerin ruh dünyalarına olumsuz bir yansıması olmaz.

Ancak yaşanan özlem halihazırdaki yaşantıya duyulan memnuniyetsizliği de ifade ediyor olabilir. Genellikle artık evlilik heyecanının, belki ve hatta saygının yitirilmesi anlamına bile gelebilir. Bu özlem göz ardı edilmeyecek bir mevzudur. Eşlerin ilk günlerini özlem ve hüzünle anmaları ve evliliklerini canlandırma adına harekete geçmemeleri bir hata olur. Peki çok mu zor o ilk günlere dönmek? Genellikle evliliğin ilerleyen yılları ile ilk günleri arasındaki en büyük fark, sevgi coşkunluğu ve bunu eşlerin birbirlerine ifade ediş tarzlarındaki farklılıktır.

Erkekler ev işi yapmalı mı?

Erkek ev işi yapar mı?

Eminim ki bu soruya genel olarak beylerden "Hayır" cevabı gelmiştir. Gerçi konuya bakış açısının kültürden kültüre değişiklik arz edebileceğini göz ardı etmemek gerekir.

Öncelikle hemen belirtmeliyim ki bu sorunun kesin bir cevabı yoktur, olamaz da. Yani "evet tabii ki erkekler ev işi yapmalılar, aksi takdirde bu evlilik yürümez" diye bir şey olmadığı gibi, "erkek adam evinde iş yapmaz, ev işi kadın işidir" diye bir şey de yoktur.

Evlilik öncesi verilen vaatler gerçeklerşir mi?

Evlilik öncesi sunulan vaatlere inanmalı mıyız?

Evlilik öncesi sunulan vaatlerden önce evlenmeyi düşündüğümüz bireye inanmalıyız.

Şöyle ki taraflar birbirlerine genel anlamda ne denli dürüstler; öncelikle irdelenmesi gereken budur. Yani tarafların doğal olması oldukça önemlidir. Taraflar arasında halihazırda yaşanan zaman içinde bir itimat problemi varsa, geleceği ifade eden vaatlere de inanılmayacaktır, inanılması da çok doğru olmaz. Bu sebeple muhatabına itimat eden ve evlilik kararı vermesine herhangi bir manisi olmayan bireyin bakış açısı ile düşünelim öncelikle.

Nişanlılık dönemi çok uzun sürmemeli !!!

Nişanlılık dönemi çok uzun sürmemeli

Nişanlılık tarafların birbirlerini daha iyi tanımak ve evlilik için gerekli hazırlıklar yapabilmek için ayırdıkları süredir.

Bu süre amacının dışında ve keyfi sebeplere bağlı olarak uzatıldığı takdirde evliliğe pozitif yansımalar yerine negatif yansımalar olur. Yani nişanlılığın evliliğe olumlu yansıması gerekirken olumsuz yansımalar olur.

Doğru kararı mı verdim acaba?

Evlilik arefesindeyim Acaba doğru bir karar mı?

Evlenmenize çok az kaldı? Belki de son hafta içine girdiniz. Evlilik arefesi bazı çiftler için oldukça zorlu geçer.

Bireyin muhatabı ile ilgili soru işaretleri tekrar gündeme gelir. Sinirler gerilebilir ve buna bağlı olarak tartışmalar çıkabilir. Adeta birey son kez muhatabını sınar. "Acaba doğru karar mı?" sorularını tekrar ve tekrar kendine yöneltir. Bireyin bu şekilde karmaşık olması ciddi bir problemin varlığı anlamına gelmez. Çok ciddi ve rahatsızlık oluşturan bir sorun yoksa birey son günlerde yaşanılan kuruntulu düşüncelere çok fazla takılmamalıdır.

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

lezzet vadisi

Son konular

- Deri Pantolon Kombinleri 2013-2014
- Faizsiz Evlilik Kredisi Nasıl Alınır,Kimlere Verilir
- Bitkisel Doğal Parfüm ve Masaj Yağı Yapılışı Seda Sakacı
- En Çok Yapılan Makyaj Hataları
- Polikistik Over Hastalarına Özel Diyet
- Mihrimah Sultan'ın Hayatı
- Zayıflatan Baharatlar
- Diyanet Rüya Tabirleri Kitabı
- Çikolata Kisti Artık Korkutmayacak
- Yağ Yakici Besinlerle Kolay Kilo Verin
- Adet Düzensizliği Nedenleri
- Metabolizmanız Yavaş mı Çalışıyor
- Diyanet'ten Anne Sütü Bankası Yorumu
- Çocuk Gelişimi İçin Önemli OLan Vitaminler
- Hurma Zayıflatıyor mu
- Topuklu Ayakkabı Giymenin Zararları
- Kıvırcık Saçlara Bakım Nasıl Yapılır
- Kış Aylarında Saç Bakımı Nasıl Yapılır
- Sharon Stone Diyeti
- Aldatma ve Aldatılma Psikolojisi
- Vajinasız Doğan Kız Çocukları Tedavi Edilebiliyor
- Uzun ve Düz Saçların Bakımı Nasıl Yapılır
- Tüp Bebek Kaç Kez Denenir
- Ofiste Çalışanlara ÖZel Makyaj Önerileri
- 3 Günde 1 Kilo Vermek İstermisiniz
- Dr. Ayça Kaya'dan Yeni Yıl Diyeti
- Kadınlar Artık Zengin Eş İstemiyor
- Müzik ve Video Oynatma Özellikli LCD Ekranlı Parfüm Şişesi
- Regl günü nasıl hesaplanır
- Her Ay Bir Beden İncelmek İstermisiniz
- Erkekler Hangi Kadınlardan Korkuyor
- Diyet Yaparken Yapılan Hatalar Kilo Vermeyi Engelliyor
- T.C. Kimlik No Doğrulama
- T.C. Kimlik Numarası Sorgulama
- Medeczane SGK E-Reçete Girişi
- Önemli Linkler
- Nişanlılık dönemi çok uzun sürmemeli !!!
- Karbonhidrat Kısıtlaması Daha Çabuk Kilo Verdiriyor
- Susam Yağı İLe Saç Bakımı
- Polikistik Over Nasıl Anlaşılır
İçeriği paylaş