Can Dündar

warning: Creating default object from empty value in /home/kadin/domains/kadinpenceresi.com/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

ESKİDEN VE ŞİMDİ...

ESKİDEN
Çember çevrilir,
Su musluktan içilir,
Ağaçlara tırmanılırdı.

Bebekler bezden,
Silahlar tahtadan,
Resimler kömür karasından yapılırdı.

Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulur,
Saatli maarif okunurdu.

Komşuda pişen bize...
Bizde pişen komşuya düşerdi.
Geceler ayaz,
Sokaklar karanlık,
Yıldızlar parlak olurdu.

Turşu, salça, mantı evde yapılır,
Karpuz kuyuda soğutulurdu.

Kaybetmeden bir daha düşünün!!!

KAYBETMEDEN BIR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN

Terentius, "Onunla her seyi paylasmak zevkinden mahrum kalinca, hiçbir
zevki
tatmamaya karar verdim"
demis, yitirdigi bir dostunun ardindan.

Nasil bir insandan bahseder Terentius? Karsisinda zavalli gibi görünmekten
korkmadigimiz, bizi degistirmeye degil
zenginlestirmeye çalisan, yargilayan degil, kendimizi sorgulamamiza yardimci
olan biri midir yitirilen?

Sabahin 3'ünde çaldigimiz kapisini açtiginda, tek kelime etmeden kollarina
atilip aglayabilecegimiz bir insan midir Terentius'un acisini bu sekilde
dillendiren?

Çağımız şişmana düşman !

Geçen hafta, medyanın kadın köşe yazarlarının çoğunun konusu, şişmanlık sorunuydu.

21. yüzyılın “çıkıntısız insan” ideolojisine karşı “toplu hareket” önerisi

Yazdıklarından, bunun, fizyolojik bir mesele olmaktan ideolojik bir mesele olmaya evrildiği anlaşılıyordu

İclal Aydın yazdı geçen gün: Bu yaz bir yapımcı yeni projesi için görüşmeye davet etmiş. İclal’i görünce de şöyle demiş: “Hay Allah, biz aslında bu rol için çirkin birini arıyorduk. Sizi daha kilolu sanıyordum ben...”
Yetmemiş.
“Özrü kabahatinden büyük” derler ya... Şöyle devam etmiş:
“‘İki Aile’ dizisinde hani daha şey görünüyordunuz ya... Anne olarak tabii...”

Kadının hası nasıl olur?

Her gün kim bilir kaç kadın görüyorum... Sokakta, vapurda, okulda, kuaförde, orda, burda...Ama olmuyor hanımlar, olmuyor! Kadınlar kadınlığı unutalı daha kaç on yıl oldu ki? Solaryuma girmeye, çıplak gezmeye, kariyer hırsıyla yüzlerini buruşturmaya başlayalı kaç on yıl oldu? Çevremde gördüğüm kadınlardan bazılarının birtakım özelliklerini seçtim. Bunlara, dizilerdeki, filmlerdeki, romanlardaki kadınların hoşuma giden özelliklerini ekledim. Gözlerimi kapadım, Osmanlı zamanından kalma, hani şu afet-i devran denen kadınları düşündüm. O nasıl bir cazibedir ki, peçelerin ardından bile erkekleri aşık eder.

Fark Etmeli.

Farkında Olmalı İnsan...Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen...
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli.Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli.Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu Fark Etmeli.Henüz Bebekken 'Dünya Benim!'Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!'Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli.

Notlarımız değil kalplerimiz kırık

12 yaşındaki sina'nın objektife bakan masum yüzü gitmiyor gözümün önünden günlerdir...

Ayrılmış bir ana babanın parçaladığı minicik yüreğinin, kırık karne korkusuyla nasıl çarpmış olabileceğini düşünüyorum.

"Başaramadın Sina..! Daha çok çalışmalısın... daha çok... daha çok..!"
"Karnende kırık varsa eve gelme..! Anladın mı, gelme eve..!"
Hesaplamış, en az 7 kırık var karnede... Arkadaşlarına demiş ki:
"Bir gün gazetelerde kendini asan bir çocuk haberi görürseniz, bilin ki o benim."

sponsorlu bağlantılar

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

Son konular

nid)); if ($sebil=='') $sebil = 'node/'.$term->nid; echo ' - '. $term->title .'
'; } ?>
İçeriği paylaş