Yusuf Yeşilkaya

warning: Creating default object from empty value in /home/kadin/domains/kadinpenceresi.com/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

“Eşim beni seviyor mu?”

Sabah yataktan kalktınız. Yeni bir güne başlamanın heyecanını yaşıyorsunuz. Yüzünüzü yıkamak ya da tıraş olmak için aynanın karşısına geçtiniz. Aynaya baktıkça bakıyorsunuz. Yüzünüzdeki bütün çizgileri en ince detaylarına kadar inceliyorsunuz. Gülümsüyorsunuz, surat asıyorsunuz, dudak hareketleri yapıyorsunuz, göz kırpıyorsunuz, komiklik yapıyorsunuz, hatta aynaya öpücük yolluyorsunuz… Ne yaparsanız yapın, ayna size sizden başkasını göstermez. Ayna ayna canım ayna deseniz, yalvarsanız bile asık bir suratı gülümser şekle dönüştürmeyeceği gibi, neşeli bir yüz ifadenizi de kızgın şekle dönüştürmez. Yani bu işte, aynanın bir günahı yok. Aynanın bizi biz olarak gösterdiğinden ne kadar emin isem kalbimin de insanlara karşı beslediği duygulardan o denli eminim.

İlköğretim okulu 4. sınıfa giden kızım, arkadaşı ile ilişkisinden bahsetti ve bana:

— Baba, Burcu da beni seviyor mudur? Diye sordu.

Sevgiyle tutuşan bireylerin yaptıkları işlerde başarıdan başka bir sonuç çıkması mümkün değildir.

Amerika’da, Maryland Üniversitesi’nde bir profesör, sosyoloji sınıfındaki öğrencilerini Baltimore şehrinin kenar mahallelerine göndermiş, o bölgede yaşayan 200 erkek çocuğunun durumlarını araştırmalarını ve her çocuğun geleceği hakkında değerlendirme yapmalarını istemişti. Öğrencilerin hemen-hemen hepsi bu çocukların gelecekte hiçbir başarı şansının olmadığını dile getirmişlerdi.
Aradan 25 yıl geçtikten sonra bir başka sosyoloji profesörü, bu çalışmayı buldu. Araştırma profesöre ilginç gelmişti ve öğrencilerinden projeyi sürdürmelerini ve aynı çocuklara ne olduğunu araştırmalarını istedi. Öğrenciler o bölgeden taşınan ya da ölen 20 çocuk dışındaki 180 çocuktan 176’sının fevkalade başarı gösterip avukat, doktor ya da işadamı olduklarını ortaya çıkardılar.

Eşiniz kaçıncı nikâhlınız?

Teknolojinin baş döndürücü hızla geliştiği, küreselleşen dünyamızda bütün yollar dışarıya açılıyor. Bir ahtapotun kolları gibi, teknolojik unsurların birinden kurtulsak diğerine yakalanıyoruz. Bilgisayar, cep telefonu, internet, televizyon… Hayatımızın adeta doğal üyesi oldular. Ve onlarsız bir iş yapamadığımızı düşünüyoruz. Hatta bu yazıyı bilgisayar ortamında yazdım ve internet aracılığı ile sizlerle paylaşıyorum. Yani bu kadar mecburuz.

sponsorlu bağlantılar

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz:

Son yorumlar

Son konular

nid)); if ($sebil=='') $sebil = 'node/'.$term->nid; echo ' - '. $term->title .'
'; } ?>
İçeriği paylaş